ensefalografî (pnömoensefalografi)

ensefalografî (pnömoensefalografi) Omurilik kanalına bir miktar filtre edilmiş ve steril (30-60 ml) havanın verilmesiyle gerçekleştirilen beyni radyolojik olarak inceleme tekniği. Hava yukarıya doğru yükselirken bir yandan beyin tabanındaki sarnıçlara dağılır ve beyin ventriküllerine ... Okumaya devam edin →

ensefalit – beyin iltihabı

ensefalit Beynin iltihabi lezyonu. İki evresi vardır; ilki iltihap, ikincisi ise onarım evresidir ve sinir dokusunun güya hücrelerinin tepkisine bağlıdır. Bu, genel bir tanım olmakla birlikte tüm ensefalit tiplerini kapsadığından çok kullanılmaktadır. Enfeksiyon kökenli olmayan biçimler ... Okumaya devam edin →

ense

  ense Boynun arkasını içeren anatomik bölge; dikey olarak oksipital (artkafa) kemiğin çıkıntısından, yedinci boyun omurunun kabartısına kadar; iki yanda ise yamuk kasın kenarlarına kadar uzanır. Derinin altında dört düzlemde, omurganın boyun bölümünün omurga çevresi kasları ... Okumaya devam edin →

enoftalmi

enoftalmi Göz küresinin anormal konumu; göz küreleri göz boşluğunda daha derinde yerleşmiştir. Bu durum genellikle yaşlı kişilerde görülür ve göz boşluğunun yağ dokusunun azalmasıyla bağlantılıdır. Hastalıklarda organizmanın ağır su ve tuz kaybı durumunda, aşın zayıflamada ... Okumaya devam edin →

epandim

epandim Beyin karıncıklarının duvarını ve omuriliğin orta kanalını döşeyen hücre katmanı. Tek bir katman halinde dizili kirpiksi hücrelerden oluşur. Bu hücreler beyin-omurilik sıvısı ile beyin dokusu arasında engel oluşturur. Korioit pleksusta(*) epandim hücreleri değişir ... Okumaya devam edin →

eozinofili

  eozinofili Kanda eozinofil akyuvarların normalden (yüzde 1-4) fazla miktarda bulunması. Eozinofili ailevi, yapısal ve kalıtsal olabilir ve bu durumda aynı ailenin birçok bireyinde görülür; bu kişilerde bir hastalık belirtisi yoktur. Bu olgularda eozinofil akyuvarların sayısı yüksek ... Okumaya devam edin →

eozinofil

eozinofil Kandaki bir akyuvar tipi. Sitoplazmalarında asit boyaları ve özellikle eozin boyasını tutan tanecikler içermeleri nedeniyle bu adı alırlar. Eozinofiller kemik iliğinde üretilir ve kandaki akyuvarların yüzde 1-4’ünü oluşturur. Ayrıca bağ dokularında, özellikle sindirim ... Okumaya devam edin →

enzim

enzim Canlı organizmalarda, kimyasal tepkimelerin hızını değiştirebilen protein. Enzimleri, inorganik katalizörlerden ayıran temel özellik yalnızca tek bir tepkimeyi katalizlemeleridir. Enzimlerin çoğu bileşik proteinlerdir ve her ikisi de enzimatik etkinliğin gerçekleşmesi için ... Okumaya devam edin →

envolüsyon

envolüsyon Bir organın, sistemin ya da tüm organizmanın yapı ve işlevlerinin gerileme süreci. Envolüsyon, yaşlanma gibi fizyolojik bir süreçten kaynaklanabilir ya da hastalıkların sonucunda ortaya çıkabilir.   Okumaya devam edin →

enürezi idrar kaçırma

enürezi Üç-dört yaşından sonra devam eden istemsiz idrar kaçırma. Enürezi hemen her zaman gece uykuda meydana gelir (gece işemesi). Çocuklarda seyrek olarak siyek, idrar kesesi kusurlan ya da omurilik lezyonları gibi yapısal bir nedene bağlıdır. Daha sık olarak psikolojik streslere, ... Okumaya devam edin →

entübasyon

entübasyon Cerrahi ve anestezi uygulamalarında solunum yolunu açık tutmak amacıyla soluk borusuna biçim, çap ve yapı açısından uygun bir tüpün sokulması. Tüp burundan ya da ağızdan sokulabilir. Anestezi ve yeniden canlandırmada hasta uygun solunum hareketleri yapmayı başaramadığında ... Okumaya devam edin →

entrospeksiyon (içe bakış)

entrospeksiyon (içe bakış) Ego (benlik) tarafından iç “yaşantıların” gözlenmesi: Kişinin kendisini ilgilendiren, yaşadığı deneyim ve eylemleri doğrudan gözden geçirmesi. Okumaya devam edin →

epandimom

epandimom Beynin karıncık boşluklarını ve omuriliğin orta kanalını döşeyen epandim hücrelerinden türeyen merkez sinir sistemi tümörü. Özellikle gençlerde görülen bir tümördür; daha çok dördüncü karıncıkta ya da omuriliğin son bölümünde yerleşir; homojen, gri bir dokudur, ... Okumaya devam edin →

enterovirüs

enterovirüs RNA içeren küçük boyutu (17-48 mu) virüs grubu. Genellikle dışkıdan izole edildiğinden bu ad verilmiştir. Poliovirus (çocuk felci etkeni), Coxsackie virüsleri (plörodini, aseptik menenjit, miyokardit etkeni), ECHO virüsleri (ishal ve aseptik menenjit etkeni) bu grubun üyeleridir. Okumaya devam edin →

entolerans

entolerans Biyolojideki geniş anlamıyla, bireyin, başkalarında normal kabul gören dış etkenlere karşı gösterdiği tüm tepkileri tanımlamakta kullanılan terim. Doğumsal ya da edinilmiş ilaç alerjileri, aşırı duyarlılık tepkileri entolerans kavramı çerçevesinde incelenen tablolardır. ... Okumaya devam edin →

Sayfalar12345...Son »