Acem Ali

ACEM ALİ
mimar (? – İstanbul 1537) Mimarlık tarihimizde daha çok “Acem Alisi” ya da “Esir Ali” adıyla tanınan bu mimarın belgelere göre tam ve gerçek adı Abdülkerim oğlu Alaattin Ali Beydir. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi (1514) dönüşünde İstanbul’a beraberinde getirdiği ve Türk kökenli oluşu nedeniyle “Acem Alisi” diye ünlendiği genellikle kabul edilen bir görüştür. Alaattin Ali Bey, Klasik Osmanlı mimarlığında adı bilinen ilk başmimardır. 1537’deki ölümünden sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun Hassa Başmimarlığı görevine ünlü Mimar Koca Sinan atanmıştır. Bu tarihsel çakışma nedeniyle Mimar Sinan’ın yetişmesinde önemli ölçüde payı olduğu kabul edilir.

16. yy’ın ilk yarısı içinde yapılan mimarlık eserleri arasında hangilerinin bu mimara alt olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak aynı döneme ait başta İstanbul Yavuz Sultan Selim Camisi (1523), Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi (1523), Eyüp Cezeri Kasım Paşa Camisi (16. yy’ın ilk yarısı), Çorlu Süleymaniye Camisi (1521), Bozüyük Güzelce Kasım Paşa Camisi (1528), Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Külliyesi (1532), Topkapı Sarayı’nda Bâb üs-selam/ikinci Kapı (.1523) gibi eserlerden bazılarının mimarı olması gerekir.
Günümüze kendisini “Büyük üstat, mahir ve ünlü mühendis, Hassa Baş-mimarı Abdülkerim oğlu Alaattin Ali Bey” olarak tanımlayan iki vakfiyesi gelmiştir. 931 H./1524 M. ve 943 H./1536 M. tarihli bu vakfiyelere göre Mimar Alaattin Ali Bey, mal varlığının tümüne yakın bölümünü Yenikapı Mevlevihanesi yakınlarında yaptırdığı cami, okul ve zaviyeye bırakmıştır. Aynı belgelerden İstanbul’da Oruç Gazi Mahallesi’nde oturduğu, eşinin Fatma Hatun, oğullarının Hamza Çelebi ve Çelebi, kızlarınınsa Şemi Hatun, Sitti Hatun ve Fatma Hatun olduğu anlaşılmaktadır.

İstanbul’da ölen Acem Ali’nin bazı kaynaklarda Yenikapı Mevlevihanesi yakınında yaptırdığı caminin mihrap duvarı önüne gömülü olduğu yazılıdır.


Advertisement

Etiketler:

Yorum yazın