Acıbadem Semti

Acıbadem Semti
İstanbul’da semt. Kadıköy ilçesine bağlıdır. Havasının temizliği ve yeşil alanlarının zenginliği, Acıbademi 19 yy’ın başlarında İstanbul’un gözde yazlık yerlerinden biri durumuna getirdi. Böylece semtte pek çok köşk ve yazlık ev yaptırıldı. 1950’lerde başlayan hızlı kentleşme nedeniyle eski özelliğini yitirdi.

Çevresinde, tarihsel yönden önem taşıyan birkaç mimarlık eseri bulunmaktadır. Yörenin dinsel yapı türünde dikkati çeken tek eseri Acıbadem/Faik Paşa Camisi’dir. Yazıtı bulunmamasına karşın, Sultan II. Abdülhamit zamanında Faik Paşaca yaptırıldığı bilinmektedir. Kare planlı, kesme taştan dört duvar üzerine oturtulmuş bir kubbenin örttüğü asıl mihrap ve mimber bölümünün önündeki son cemaat yeri, yapıya . 1957’de eklenmiştir. Doğusundaki kâgir tek şerefeli minare özgün biçimini korumaktadır.

Kadıköy-Acıbadem yolu üzerinde ve dörtyolağzında bulunan Acıbadem Çeşmesi ise istanbuldaki tarihsel çeşme yapılarının günümüzdeki içler acısı durumunu sergileyen tipik bir örneğidir. Beş beyitten oluşan yazıtına göre, H. 1260/M.1844 yılında Sultan Abdülmecit’in Kızlarağası Tayfur Ağa ile evlatlığı ve padişahın Başmuhasibi Besim Ağaca yaptırılmıştır. Gerçekte bu çeşme, hemen yanıbaşında bulunan ve günümüze yalnız kırılmış namazgâh taşı gelebilen Acıbadem Namazgahı’nda namaz kılacakların kullanmaları amacıyla hayrat olarak yapılmıştı. Ancak namazgâhın bulunduğu alanda günümüzde çok katlı yapılar yükselmektedir. Acıbadem’in Küçük Çamlıca eteklerine rastlayan bölümünde ve yol kenarında Acıbadem Nişantaşı adıyla anılan bir anıt bulunmaktadır. Bir. kaide üzerine oturtulmuş, yaklaşık 7 m yüksekliğinde, dört köşeli bir mermer sütundan oluşan anıt, H.1232/M.1816 tarihli yazıtına göre, Sultan II. Mahmut’un buyruğuyla dikilmiş bir nişan taşıdır.

Yeni yapılanmalar nedeniyle hızla ortadan kaldırılan eski köşklerden hiç kuşkusuz en önemlisiyse Ahmet Ratip Paşa Köşkü’dür. Küçük Çamlıca’da yol kenarında bulunan ve günümüzde “Çamlıca Kız Lisesi” olarak kullanılan yapı, Hicaz Genel Valisi Müşir Ahmet Ratip Paşaca 20.yy başlarında yaptırılmıştır. Özenli bir bahçe düzenlemesine sahip olan yapının mimarı, Türk neokla-sik mimarlık üslubunun kurucusu sayılan Ahmet Kemalettin Bey’dir. Dört katlı ahşap bir yapı olan köşk, özenli işçiliği ve iç süslemelerinin zenginliğiyle dikkati çekmektedir. Pencere ve kapıları Viya-na’da hazırlanan yapının içinde, başta merdivenler olmak üzere, bol miktarda-Bakara kristali kullanılmıştır. Köşk 1908’ de devlet adına Osmanlı Maarif Nezare-tince satın alınarak bugünkü Çamlıca Kız Lisesi’nin çekirdeğini oluşturan bir okula dönüştürülmüştür.


Advertisement

Yorum yazın