Adliye Nezareti

Adliye Nezareti nedir

19. yüzyılda OsmanlI adalet örgütünün bağlı olduğu bakanlık. II. Mahmut,Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdıktan (1826) sonra tüm devlet örgütünde Avrupa tarzında yenilik hareketlerine girişti. Bu arada 1837’de devlet işlerini görüşmek, yasa ve yasa hükmünde kararnameler çıkarmak, kısaca Divan-ı Hümayun’un yerini almak üzere “Meclisi-i Vâlâ’yı Ahkâm-ı Adliye” adıyla bir meclis kuruldu. Bu meclis bugünkü Danıştay ve Yargıtay’ın yetkilerini kendinde topluyordu. 1839’da Tanzimat’ın ilanından sonraki işlevi Tanzimat programını yürütmek olan meclis, 1868’de “Divan-ı Ahkâm-ı Adliye” ve “Şura-yı Devlet” adlarıyla ikiye bölündü. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye’nin başına Cevdet Paşa getirildi. Bu düzenlemeye göre yeniden örgütlenen Osmanlı adliyesi, 1875 sonlarında “Adliye Nezareti” adı altında bir bakanlık oldu. O zamana kadar Ticaret Nezareti’nin bünyesinde bulunan ticaret mahkemeleri de Adliye Nezareti’ne bağlandı. Ancak “Mahkeme-i Temyiz Başkanlığı” ayrıldı. Öte yandan 1877 sonlarına kadar Hariciye Nezareti’ne bağlı olan bu daireye, Adliye Nezareti’ne bağlı olan ve Müslüman olmayanların mezhep sorunlarına bakan» daire de bağlandı ve adı “Adliye ve Mezahib Nezareti” ne çevrildi. 1878’de çıkartılan tüzüğüne göre bu nezaret, nazır, müste-sar. mektuDcu. encümen-i adlive. havale, sicil-i memurin, mezahip, evrak müdürleri ve muhasebeciden oluşuyordu. Daha sonra bu dairelere Ceride-i Mehakim dairesiyle mütercimlik ve “intihap Encümeni” de katıldı; buna karşılık havale müdürlüğü kaldırıldı. Adliye Nezareti, 1880’den sonra “Ceride-i Mehakim” adıyla haftalık, 1909’da II. Meşrutiyet’ten sonra da “Ceride-i Adliye” adıyla 15 günlük bir dergi çıkardı. Adliye Nezareti’nin örgütlenmesinde ilk nazır Cevdet Paşa’nın büyük rolü oldu. Beş kez nazırlık görevini yürüttü. Son Adliye Nazırı Mustafa Nuri Beydir.

Advertisement

Etiketler:

Yorum yazın