Aeneas kimdir – Aeneas destanı

Aeneas kimdir – Aeneas destanı

Grek mitolojisinde Truvalı (Troia’lı) bir savaş kahramanıdır. Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite ile Troia’lı kahramanlardan Ankhises’in oğludur. Troia Savaşları’nda çok önemli bir rol oynamıştır. Dindarlığıyla tanınmış bir kimse olduğundan, tanrıların onu koruduğu söylenir. Troia’nın düşmesi üzerine, düşman eline geçmemek için kaçmış, kaçarken de yaşlı babasını sırtında taşımıştır.

Sayısı günden güne artan yantutucularıyla birlikte önce İ-da Dağı’na gitmişse de, orada barınamayacağım anlayınca, diyar diyar göç etmeye başlamıştır. Aineias’la arkadaşları, bir şüre Kartaca’da kaldıktan sonra, İtalya1 ya geçtiler. Bir söylentiye göre, Roma şehrinin kurucuları Aineias’ın soyundan gelmedir.

Romalı şair Vergilius’un “Aeneis” adındaki eseri Aineias’ın göç efsanesini anlatır.

Aeneas destanı

En büyük epik şiirlerden biridir. Romalı şair Publius Vergilius’un yazdığı bu eser on-iki kitaptan meydana gelmiştir. Eserin yarısı, Aineias’ın Truva şehri alındıktan sonra yabancı ülkelerde dolaşmasını anlatır; öbür yarısı ise, Aineias’ın İtalya’da yaptığı savaşlara ayrılmıştır.

Eserin konusu.— Troia’nın düşmesinden sonra, Aineias gemisiyle İtalya’ya doğru yola çıkar. Tanrılar Kraliçesi Juno’nun gönderdiği bir fırtına gemisini batırır. Aineias Afrika’ya çıkar. Orada Kartaca Kraliçesi Di-do onu kurtarır. Çok geçmeden Aphrodite’ nin etkisiyle, Dido delikanlıya âşık olur, onunla evlenmek ister. Tanrıların babası Jüpiter, habercisi Mercurius’u göndererek, Aineias’a yoluna devam etmesini bildirir. Aineias İtalya’ya doğru yola çıkınca, Dido üzüntüsünden kendisini öldürür.
Aineias İtalya’ya varınca, Cumae’li bir falcı kadın olan Sibyl, onu yeraltına götürerek, babasıyla görüştürür. Babası, Aineias’a :”Sen çok güçlü bir ırkın kurucusu olacaksın” der. Bunun üzerine, Aineias Latium’a gider; orada komşu bir devlet kralının kızı olan Lavinia ile’Svlçnir. Artık, giriştiği her savaşta başarı kazanmaktadır. Günün birinde, Aineias, Numicus Irmağı’nın içinde kaybolur.

Vergilius, eserine Yunanlı şair Omiros’un “Miada” ve “Odyssea” adındaki destanlarını örnek almıştır. Eser, uyumlu kelimelerle, çok güçlü tasvirlerle işlenmiştir. Şair, eserini bitiremeden ölünce, birçok beyitler yarım kalmıştır. Sonradan başka şairler destanı tamamlamak istemişlerse de, Augustos bunu kesinlikle yasaklamıştır.

Advertisement

Yorum yazın