Afyon kalesi hakkında bilgiler

Afyon kalesi tarihi ve efsanesi hakkında bilgiler
AFYON KALESİ.— Kalenin yapılış tarihi üzerinde birkaç görüş ileri sürülmektedir. Birincisi, kaleyi Etiler’in yaptırdığı, Frikyalılar’ın da onardığıdır. İ kincisi, kaleyi Bizanslılar’ın yaptırdığıdır. Tarihî belgeler de bunu doğrulamaktadır. Kalenin pek heybetli bir görünüşü vardır. Şehrin savunmasından çok, içinde bulunan askerleri korumaya elverişli, kolay kolay alınamaz bir kaledir. 220 metre yüksekliktedir; dik, sivri, kayalıklarla dolu bir tepenin üstüne kurulmuş bir kartal yuvasını andırır. Karayla bağlantısı hemen yok gibidir.

Anadolu’daki kalelerin çoğunda, bir yanda deniz, göl, ya da ırmak gibi ¡ar vardır; kalenin öbür üç yanı ise içi su dolu savunma hendekleriyle çevrilidir. Kimi kale;ler de, aşağıdan yukarıya doğru, bir tepeye, ya da bir dağ yamacına sırtını dayar. Afyon Kalesi bunların hiçbirine benzemez. Kaleye çıkmak çok güçtür. Yukarıya ancak kayalar oyularak yapılmış basamaklarla çıkılabilir. İç ve dış kale olmak üzere, iki bölüme ayrılmıştır. Aşağıdan yukarıya doğru çıkılırken, Etiler’e, Frikyalılar’a ait eserlere rastlanır.

Kalenin en tepesindeki kuleye ikinci kapıdan çıkılır. Bu kuleye bugün Kız Kalesi adı verilmektedir. Sultan Alâeddin burada cami, ambar, cephanelik, su sarnıcı yaptırmıştı. Kalenin savunması kolaydı; dışardan alınması da hemen hemen olmayacak bir şeydi. Bu yüzden, Sultan Alâeddin devlet hâzinesini burada saklatırdı. Surların yanındaki derin kuyulara ölüm mahkûmları atılırdı. Şimdi ise, evlenme çağına gelmiş genç kızlar, özellikle Hıdrellez günleri, sabahın erken saatlerinde toplanıp, hep birlikte kaleye tırmanırlar. Kaleden dışarıya açılan bir gediğe Kızgeldi adı verilmiştir. Genç kızlar, birer birer bu gedikten başlarını içeriye uzatırlar, “Ahdim, ahdim; altın bahtım; evlenmek vaktim!” diye bağırırlar.

Advertisement

Yorum yazın