Antihistaminikler

Antihistaminikler

Vücuttaki dokularda meydana gelen histamin maddesinin yol açtığı değişikliklerin bir bölümünü ortadan kaldıran ilaçlar.

Yüzyılımızın başından beri histaminin vücutta yapılışı, etkileri ve yıkılışı çeşitli incelemelerin konusu olmuştur. Bütün bu incelemelere rağmen, vücutta gördüğü görev bütün ayrıntılarıyla anlaşılmamıştır. Bu maddenin bazı hastalıkların gelişiminde ve özellikle alerjik durumlarda önemli bir rol oynadığına inanılmaktadır. Histamin vücudun dokularında, özellikle deri ve akciğerlerde yaygın olarak bulunan plazmasitler tarafından salgılanır. Bu hücreler, histamini ancak belirli etkiler altında salgılarlar. Bu madde açığa çıkınca, kan damarlarını ve sinirleri etkiler. Küçük çaplı atardamarlar genişler ve kılcal damarlardan dokulara sıvı sızar. Histaminin salgılanmış olduğu alan, o bölgedeki kan damarlarının çapı genişlediğinden kırmızı renkli görünür; kılcal damarlardan sıvı sızdığından şişkindir; histaminin sinir uçlarına etkisi de kaşıntıya yol açar.

Antihistaminiklerin tıpta ilk kullanılışları 1940 başlarında gerçekleşmiştir. Bugüne kadar bu tür 50 bileşik elde edilmiştir. Genellikle bunların yansı kullanılmaktadır. Bu ilaçların istenmeyen yan etkileri, verilen miktarların kısıtlanmasını gerektirir. Çoğu, hastada uyuklamaya yol açar. Küçük dozlarla başlanıp, verilen miktarı yavaş yavaş çoğaltmak sersemletici etkisinin azalmasını sağlar.

Bütün antihistaminik maddelerin yan etkileri vardır. Yan etkiye en az yol açacak ve alerjinin giderilmesinde etken olacak doz ancak hasta üzerinde yapılacak denemelerle ortaya çıkar. Ürtiker adı verilen şiddetli kaşıntıdan şikayetçi olan bir hastaya verilen antihistaminik maddenin sersemliğe yol açan yan etkisi, hastanın rahatlamasını sağlayıp yararlı da olabilir. Bu nedenle, histamin salgısına bağlı olmayan deri kaşıntılarında da antihistaminikler bazen olumlu sonuç sağlayabilir. Antihistaminikler uyku ilaçlarının etkisini çoğaltabilirler. Hem uyku ilacı ve hem de antihistaminik almış olan bir kimse, çok az alkol içtikten sonra uzun süre kendine gelemeyebilir.

Bazı hastalar, özellikle çocuklar antihistaminiklere değişik bir tepki gösterirler. Antihistaminik bunlarda sersemliğe değil, tersine aşırı uyanıklığa yol açar. Antihistaminikler, sara nöbetlerinin daha sık ve uzun sürmesine yol açabilirler.

Antihistaminiklerin atropine benzer etkileri de vardır. Bu yan etki, örneğin ürtikeri olan bir hastada yararsızdır. Çünkü bu durumda yol açtığı ağız kuruluğu, görmede bulanıklık, bulantı, hazımsızlık ya da kabızlığın hiç bir yararı yoktur. Ancak yan etkinin yararlı olduğu durumlar da vardır. Örneğin parkinson hastalığında, uzun yıllar bazı antihistaminikler kullanılmıştır. Atropine benzer etkileri sayesinde antihistaminikler nezleli kimselerde burnun akmamasını sağlar. Birçok grip ilacına katılmış olan antihistaminik bu şekilde etki gösterir.

Antihistaminiklerin yararlı oldukları başka bir uygulama alanı da taşıtların sebep olduğu bulantılardır. Siklizin, meklozin, prometazin ve difenhidramin gibi antihistaminikler bu amaçla kullanılır. Bunları bulantı başlamadan önce almak gereklidir. Çünkü midede soğurulmadıklarından ancak ince bağırsağa geçtikten sonra etkili olmaya başlarlar. Ancak antihistaminiklerin etkilerinin altı saat kadar sürmesi, gideceği yere ulaşmış yolcuların ilacın sersemliğinden kurtulamamaları sonucunu doğurmaktadır.

Gebelik de bu tür ilaçların sık kullanıldıkları bir durumdur. Gebelik kusmaları en çok ilk aylarda görülür. Deney hayvanlarına gebelikleri sırasında verilen antihistaminikler, anormallikler meydana getirmiştir. Ancak bunların insan yavruları üzerinde de aynı tür etki yaptıklarına dair bulgu olmamakla birlikte, bu konuda yeterince denenmemiş maddelerin gebelikte kullanılmaması uygun olur.

Histaminin salgılandığı durumlarda yararlı olan antihistaminiklerin astımda da etkili olacağı düşünülebilir. Buna rağmen astımda, örneğin saman nezlesinde gösterdiği yararı sağlayamamaktadır. Bunun nedeni akciğerlerde alerjik tepkiler sırasında salgılanan tek maddenin histamin olmamasıdır. Birçok antihistaminiğin yerel anestezik etkisi de olmakla birlikte, bu konuda çok daha etkili ilaçlar bulunduğundan, yerel anestezik olarak kullanılmazlar.

Antihistaminikler genellikle tablet halinde kullanılırlar. Acele etki istenilen durumlarda şırınga edilebilirler. Bir gün içinde sık sık alınmaları zorunluluğunu gidermek için, uzun etki gösteren tipleri geliştirilmiştir. Böcek ısırması ve arı sokmasına karşı kullanılabilecek birçok antihistaminik merhem vardır. Ancak sık kullanılmaları halinde deride antihistaminiklere karşı alerji meydana gelebilir.

Antihistaminiklerin çocuklar tarafından yanlışlıkla içilmesi zehirlenmelere yol açar. Herhangi bir antihistaminikten yirmi hap almak küçük bir çocuğu öldürebilir. Bu maddelerden fazlaca kullanmış olan erişkin bir kimsenin uyuklamasına karşılık, çocuklar aşırı uyarılmış durumda olurlar; sanrılar görebilir, dengesiz davranışlarda bulunabilirler. Bazı antihistaminiklerin kullanılması vücutta istek dışı kaşıntılara ya da atropininkine benzer etkilere yol açabilir; gözbebekleri genişler, yüze kan hücum eder, ısı artar. Bu ilaçların panzehiri bulunmadığından, hekim, vücut bu ilaçları parçalayıp etkilerini giderinceye dek, solunum ve dolaşımın normal düzeyde devam etmesi için gerekli tedbirleri almakla yetinir.

Advertisement

Etiketler: , , , , ,

Yorum yazın