Antik Romada Eğitim Sistemi

Antik Romada Eğitim Sistemi

Yunanlılar gibi yaşama örneği alacak tarihî efsaneleri (Homeros’un eserleri) olmayan Romalılar, önce pratik ve köylüler seviyesinde bir ideal benimsediler. Onlar için ideal eğitim aile içinde kazanılan ataların geleneklerine saygıydı. Çocuk babasından öğrenmesi gerekli her şeyi öğreniyor, sonra bir aile dostu tarafından siyasete sokuluyordu. İyi ailelerden gençler lejyon legatus’u rütbesiyle bir generalin ordugâhına katılarak askerî kumanda sanatını öğreniyorlardı. Ama M.ö. II. yy.da Büyük Yunanistan ve Sicilya şehirleriyle ilişki kurulması üzerine yunan kültürünü öğrenmeğe yönelen Romalılar kısa süre sonra Yunanlıların okul sistemini tamamıyle kabul ettiler. Devlet, okulların denetimi ve teşkilâtlanmasıyle daha çok ilgilenmeğe başladı. Roma öğretiminin en değişik yönü, yunan metotlarını iki dilli bir kültüre uygulamaktı. Genç Romalılar, hem yunanca hem latince okuyup yazıyor ve bir dilden öbürüne tercümeler yapıyorlardı. Metotlar bütün roma tarihi boyunca değişmedi: bununla birlikte imparatorluğun doğu kısmında tartışılmaz bir şekilde ağır basan Yunanca, batıda yavaş yavaş geriledi ve Augustus zamanındaki latin şairlerinin eserleri klasik öğretimin temeli haline geldi.

Romalıların en ilgi çekici özelliği yükseköğretim alanındadır: felsefe ve bilim, Roma’da hiç bir zaman köklü bir şekilde yerleşmedi ve hep Yunanlılar tarafından öğretildi. Bununla birlikte Yunanlılardan alınan belâgat, Latinler tarafından da uygulandı. Ama gerçek yenilik Yunanlıların bilmediği hukuk öğretiminde oldu. İmparatorluğun son yüzyıllarında başlıca şehirlerde (Roma, Bizans, Atina), başkanları hükümet tarafından tayin edilen gerçek üniversiteler vardı. Bu üniversitelerin öğretim üyesi ve öğrencilerine tanınan imtiyazlar ve sağlanan vergi bağışıklıkları daha o zamandan gelecekteki ortaçağ üniversitelerinin habercisi niteliğindeydi.

Advertisement

Yorum yazın