Arz fazlası nedir

Arz fazlası nedir
• Kapitalist ekonomilerde refah ve çöküntü dönemleri birbirini izler. Refah dönemlerinde üretim, istihdam ve ailelerin tüketimleri yüksektir, fiyatlar da yükselme eğilimindedir. Çöküntü dönemlerindeyse tersine üretim yavaşlar, işsizlik artar, tüketim azalır, fiyatlar oldukları yerde kalır ya da düşer. Yani ekonominin çevrimsel dalgalanmaları vardır.

• Bu dalgalanmalar, İkinci Dünya savaşından önce son derece önemliydi. Öncü belirtileri Avrupa’da başlayan ve 1929 yılında. A.B.D’nde patlak veren büyük bunalım, bütün kapitalist dünyayı etkiledi. Milyonlarca işsiz yoksulluğa yuvarlandı, sokaklarda dilenmeğe başladı. Almanya’da na-ziler, bunalımın yolaçtığı toplumsal karışıklıklardan yararlanarak iktidara geldiler. Çok geçmeden patlak veren İkinci Dünya savaşının nedenlerinden biri, kuşkusuz 1930 yıllarındaki büyük çöküntüydü.

• Günümüzde devletler, ekonomik etkinliği düzenleme konusunda daha iyi silahlanmışlardır. İngiliz ekonomi uzmanı J. M. Keynes’in 1936’da yayınlanan ve doğrudan doğruya büyük bunalımdan esinlenen The General Theory of Employment, İnterest and Mo-ney (İstihdam, Faiz ve Para Üstüne Genel Kuram) adlı kitabı, kamu güçlerine dayanak noktası olan, günümüzde de esinlenmeyi sürdürdükleri kuramları ortaya koydu.

• Refah çılgınlığı ılımlılaştı-rıldi; işlerin duraklaması denetim altına alındı ve Batı dünyası bu yolla XIX. yy’daki ve XX. yüzyılın başındaki ciddi olayların tekrarlanmasını önleyebildi. Kuşkusuz günümüzde de uluslararası para sistemindeki tedirginliğin ve çokuluslu şirketlerin denetimsiz etkinliğinin sonucu olarak yeni bunalımlar ortaya çıkmaktadır. Ama herşeye karşın, Keynes kuramlarının, Batı dünyasına ekonomik bunalımları açıklamak ve önleme yollarını bulmak açısından kırk yıl süreyle iyi bir araç olduğu söylenebilir. Bu kuramlar kısaca şöyle özetlenebilir:

• Gelişme dönemi sırasında, girişimcilerin iyimserliği, onları aşırı üretime yöneltir; oysa gerçek tüketim yani talep, sonunda arzdan (sunu) düşük kalır. O zaman işletmeler, satılmayan mal fazlasının depolarda birikmesi ve yatırım güçlükleri karşısında, kapılarını kapamak zorunda kalarak işsizliğe yolaçarlar. Başlangıçta özel bir kesimde başlayan bunalım, bütün dallardaki etkinliklerin birbirine bağımlılığı nedeniyle öteki kesimlere de sıçrar.
* Bu tanım, gözlenen olaylara, uygundur; ama bunalımın, ilk ve temel nedeninin açıklanması konusunda işe yaramaz.

* Günümüzde, çöküntünün başlamasındaki başlıca neder yatırımlar düzeyinde, yani iş letmelerin kalıcı üretim araçları satınalmasındadır. Gerçekten, yatırimlar dalgalar halinde yapılmaktadır, varolan üretim kapasitesi doymuşken yatırım yapılmakta, sonra yeni doyma dönemine kadar birkaç yıl yatırım yapılmamakta ve bu böylece sürüp gitmektedir.

Advertisement

Yorum yazın