Asalak Nedir

Asalak Nedir – Asalak hayvanlar ve asalak yaşam hakkında bilgiler.
Bir canlının yaşamını, konak adı verilen başka türden bir canlı üstünde yaşayarak, onun zararına sağlamasıyla ortaya çıkan yaşama biçimi.
Asalaklık (parazitlik) iki ayrı canlı türün karşılıklı olarak birbirlerinden yararlandıkları ortak yaşamdan (sembiyoz) ve hayvanların başka canlıların yanında yaşayarak onların etkinliklerinden yararlanma biçimi olan ortak beslenmeden ayrılır.
Asalak, her zaman konağın zararına gelişir. Bu yüzden termitlerin gödenbarsağında yaşayan ve taihtanin havasız mayalanmasını sağlayarak, selülozu, konak için gerekli glikoza dönüştüren birhücreliler asalak sayılmazlar. Aynı biçimde, insanın körbarsağındaki besin artıklarının dışkıya dönüştürülmesine katkıda bulunan mikroorganizmalar da asalak grubuna girmezler. Asalak, konağın gücünü kullanır, konak da genellikle asalaktan kurtulmaya çalışır. Bununla birlikte, asalaklık durumu asalağın ve konağın yaşamları arasında, bazen geçici, bazen de kısa süreli bir denge sağlar. Gerçek bir asalak, konağı olmadan yaşayamaz.

HIZLI ÜREME

Asalak NedirAsalaklar, eskiden serbest yaşayan türlerden geldikleri sanılan, gerileyici bir evrimin karmaşık kurallarına göre asalaklığa uyum göstermiş canlılardır. Buradaki, “gerileyici” kavramının yalnızca bizim değerlendirme ölçütlerimize göre anlamı vardır; çünkü asalak türü, hiçbir zaman “geriye dönüş” yapmamış, kendisini bazı davranış yeteneklerinden alıkoyan ama ona bazı yararlar da sağlayan yeni koşullara uyum göstermiştir. Sözgelimi, asalak,besin aramak için çaba harcamaz; bağlı olduğu türün ilk üyelerine göre daha uzun yaşama ve daha kolay üreme olanakları vardır. Gene aynı sınıfın serbest yaşayan canlı türüne göre (kuşkusuz bu tür yaşamını sürdürüyorsa) asalağın, hareket, duyu ve sinir organlarında bir yalınlaşma görülür ama, buna .karşılık, konağa tutunmasını ve onu emmesini sağlayan organlarda büyük bir gelişme olur.
Memelilerde, özellikle de insanlarda yaşayan asalakların bazıları (sözgelimi, şerit ya da barsak solucanı), “geçişme”den (osmoz) yararlanarak beslenir. Bu durumda, sindirim aygıtı bulunmayan asalak, konak tarafından sindirilen besinlerle yaşar. Bazı durumlardaysa, asalakların sindirim aygıtı, tam tersine aşın gelişmiştir. Sözgelimi, alyuvarları yiyen hematofajların sindirim sisteminde, kanı midede sıvı halinde tutan, yani pıhtılaşmayı önleyici bir madde bulunur. Asalaklar son derece hızlı ürerler (atsolucanı 60 milyon yumurta yumurtlar), cinsel özellikleri de kurallara uymaz: Aşırı büyümüş yumurtalıklar, döllenmesiz üreme, erdişilik ve eril cücelik gibi nitelikler, başka türlerde de Taşlanmalarına karşılık, asalaklarda zorunlu ve değişmez niteliklerdir. Asalakların bir başka özelliği, eşeysiz üremedir: Konak bulamayan çok sayıda embriyonun yok olması, bu yolla dengelenmiş olur. Hayvanlarda yaşayan asalaklarda (sözgelimi, sacculina) ya da bitki asalaklarında (sözgelimi, rafflesia), beden yalnızca, yumurta taşıyan bir keseden oluşur.

ASALAKLARIN ETKİLERİ

Asalakların konak üstündeki etkileri değişiktir: Konağın besinini tüketerek onu güçsüz bırakırlar; salgıladıkları ürünlerle ya da zehirlerle konağı zehirlerler; urların gelişmesine neden olurlar (bitkilerde görülen yumrular; istiridyelerde görülen inci); kısırlaşmaya ya da cins değişikliğine yol açarlar (sözgelimi, sacculinalarm yerleştiği erkek bir yengeç, dişi özellikleri edinebilir; ipsilerin konak seçtikleri bir karınca, yarı ana karınca, yarı işçi karınca özellikleri taşmaya başlayabilir).
Asalak, konağa her zaman kurtçuk halindeyken girer; kurtçuğun girişi ya besinlerle, ya doğrudan deri yoluyla ya da kendisi de asalak taşıyan bir böceğin sokmasıyla gerçekleşir. Kurtçuğun gelişme evreleri, erişkin oluncaya kadar geçirdiği dönüşüm biçimleri, asalağın “evrimsel çevrimi”ni oluşturur. Bu çevrim, bazen çok yalındır. Sözgelimi, asıl konağı insan olan iğne kurtlarında (oksiyürler) olduğu gibi, bulaşma, kurtçuğu taşıyan yumurtanın doğrudan yenmesiyle olur. Yumuşakçalara ve kabuklu deniz hayvanlarına dadanan asalakların kurtçuklarıysa serbesttirler (yani, canlılarla ilgili ölçütlerimize göre, erişkinlerininkinden daha kusursuz yapıları vardır); genellikle konaklarını arar, onların içine girerek ya da onlara bağlanarak, “gerileyici” değişimlerini tamamlarlar.
Çevrimler bazen de çok karmaşıktır. Arka arkaya değişiklikler geçiren kurtçuklar, farklı türlerden konaklarda asalak yaşarlar. Kurtçuğun gelişmesini sürdürdüğü konağa “ara konak” denir; kurtçuk, erişkin duruma geleceği “son konağa” geçmeden önce.bir başka konakta (bekleme konağı) değişiklik geçirmeden yaşayabilir.

ÇEVRİMLERİN ORTAMI

Çevrimler ancak bazı koşullarda gerçekleşebilir: Aynı ortamda, ara konaklar ile son konaklar bulunmalı ve birinciler İkincilerin beslenme zincirinde yer almalıdırlar. Su içindeki yalın bir çevrimde, kurtçuk, omurgasız bir ara konakta yaşarken, bu ara konağın bir balık, tarafından yenmesiyle son konağa geçmiş olur. Bir balıkta oluşan kurtçuklarsa, etobur başka bir balığa ya da memeli bir kuşa geçerek, onları ara konak olarak kullanırlar. Su içindeki asalaklığın sürmesi için, çevrimin kesintisiz yenilenmesi ve asalağın yumurtalarının suya ya da suyun yakınma son konak tarafın-* dan bırakılması zorunludur.
Bir başka çevrim türü de, bütünüyle karada gerçekleşir. Sözgelimi bit yumurtaları, kıl ve tüylere tutunur, konaktan ayrılmadan gelişirler. Yarasaların üstünde yaşayan çiftka- natlıların (Bkz. SİNEK) kurtçukları, yarasaların barındığı yerin yakınına düşerler ve yeni kuşağın üyeleri, yarasalara yerleşerek bir daha ayrılmazlar. Çevrimlerini karada sürdüren asalak yassı solucanların ara konaklarını oluşturan eklembacaklılar, yumuşakçalar ya da omurgalılar, son konağın beslenme zinciri içinde yer alırlar.

KONAK İLE ASALAK ARASINDAKİ İLİŞKİLER

Bununla birlikte, çevre etmenleri, asalakların özgünlüğünü açıklamada yeterli değildir. Söz konusu özgünlük, çevre etmenlerine eklenen asalak ve konak arasındaki ilişkiler açısından da ele alınabilir. Bitlerde, yumurtalar her zaman konağın kıl ve tüylerine tutunmuşlardır; yumurtanın doğrudan gelişmesiyle, kendi kendine beslenebilen genç bir asalak ortaya çıkar. Bu olay da, asalakların, morfoloji ve fizyoloji açısından özel nitelikler kazanmalarına neden olur: Kuşların kanat tüylerinde yaşayan bitlerin, baştaki daha kısa tüyler arasında yaşayan bitlerden biçim bakımından farklı oldukları gözlenmiştir; çünkü kuş, gagasıyla kanatlarındaki asalakları ayıklamaya çalışabilir ama, başındaki asalaklara karşı etkili olamaz.

Öte yandan, gagası kırık bir kuşta da, gagası normal olan kuşlara oranla daha çok asalak vardır. Balıkçıl gibi bazı kuşlar, parmaklarından birinin alt yüzündeki tarağa benzer bir çeşit çıkıntıyla başlarını kaşıyabildikleri için bu kuşlarda baş biti görülmez.
BİTKİ ASALAKLARI
Özel konağı bitki olan asalaklar ile hayvanlar arasmda sınıflandırılmayan asalaklar da vardır: Bakteriler; klorofilden arınmış bitkiler (özellikle de mantarlar). Bunlar, gerek hayvanlarda, gerek bitkilerde asalak yaşayabilirler.
Bakterilerde ancak başka bakteriler asalak yaşayabilirler. Asalak bakteriler hayvanları, asalak mantarlar da bitkileri yeğlerler. Normalde asit olan (hayvansal dokulara karşıt olarak) bitkisel dokular, alkaliyi seven bakteriler için elverişli bir ortam oluşturmazlar. Ayrıca bitki hücrelerinin sağlam çeperleri de bakterilerin girmesine önemli bir engel oluşturur. Buna karşılık, bir
yaprak üstünde titizlenmiş bir spordan çıkan bir mantar telciği, kolay giriş yolunu buluncaya kadar uzayabilir. Yosunlar ve klorofilsiz damarlı bitkiler de, asalaktırlar.

ASALAKBİLİM

Hayvanbilimin ve bitkibilimin genel çerçevesi içinde asalaklar biçim açısından incelenir ve sınıflandırılırken, asalakbilimciler de asalakların biyolojik davranışlarını, üreme, gelişme, korunma ve göç etme koşullarını inceler, yol açtıkları hastalıkların önlenmesine ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yaparlar. Ara konakların, üreme çevriminin, embriyonun gelişmesinin ve taşıyıcıların incelenmesi de, asalakbilimin temel konularındândır. Asalakbilim yardımıyla, asalak hastalıkları incelenip, hemen tedaviye girişilebilmekte ve genellikle iyi sonuçlar alınmaktadır.

Advertisement

Etiketler: ,

Yorum yazın