Barbar Akınları – Barbar Göçleri

Barbar Akınları – Barbar Göçleri

İ.S. V ve VII. yy’lar arasında doğudan batıya gelen birtakım halklar, orada Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasına
yolaçmışlardır. Tarihte bu harekete «büyük göçler» adı verilir. Ancak, burada söz konusu olan hareket, her zaman silahlı saldırı biçiminde olmamıştır. Ne var ki Roma hayranı bazı yazarlar çoğu zaman olayı abartmışlar, Yunan ve Roma uygarlıklarına yabancı olan her şeyi «Barbar» olarak nitelemişlerdir.
• İmparator Augustus döneminden başlayarak Ren-ötesi, Tuna-ötesi halkları, İran ve Mezopotamya’ya yerleşmiş Türkistan Parthları, Araplar, Kafkasya’daki Alainler baskı yapmaya başladılar. İmparatorlar da, sınırlarını korumak için, özellikle Germen sınırında Ren ve Tuna ırmakları üstünde önemli surlar yaptırmak zorunda kaldılar.
• Ama «Barbarlar», bazen peşpeşe akınlar, bazen yavaş yavaş sızma, bazen de kanlı istilalarla sürekli olarak Romalıları uğraştırdılar. Sonunda bazıları, Roma’nın hoşgörüsünden de yararlanarak, karılan ve çocuklarıyla birlikte İmparatorluk topraklarına yerleştiler, toprak edindiler, hattâ orduya yazıldılar. Böylece, federe topluluklar oluşturdular; Romalılar bunları köylü ya da asker olarak kullanıyor, yasalarına, geleneklerine, dillerine saygı gösteriyorlardı.
• III. yy’dan başlayarak Barbarların İmparatorluk topraklarına gelip yerleşmeleri aralıksız olarak sürdü. IV. yy’da Barbar toplulukları akınlar halinde geldiler: Önce kendilerinden daha güçlü ve acımasız saldırganlardan kaçanlar geldi. O dönem yazarlarından biri, bu olguyu «Hunlar Alain- lere, Alainler Gotlara, Gotlar Sarmatlara saldırdı ve iş bununla da bitmedi» diye anlatır.
• Hareketi başlatan Hunlar, bilinmeyen nedenlerle (nüfusun çok artışı, daha zengin toprakların çekiciliği, iklim değişikliği) Orta Asya bozkırlarından göç etmek zorunda kalmışlar ve IV. yy. sonunda Avrupa’ya gelmişlerdi. Önce Germenleri önlerine katıp sürerek Galya’ya geldiler (451), sonra İtalya’ya, daha sonra da Macaristan’a gittiler.
• Peşpeşe üç dalga halinde
Roma İmparatorluğu’na akın eden Germenler, çeşitli topluluklardan oluşuyordu. İlk akın IV. yy’dan V. yy’a kadar sürdü. Vizigotlar, İtalya’yı işgal ederek Roma’yı yağmaladılar. Daha sonra İspanya’ya yerleştiler. Bu arada Vandallar da, Galya’yı aşarak İspanya’yı ele geçirdikten sonra, Afrika’ya yerleştiler. Alamanların önünden kaçmakta olan Burgondlar ise Rhöne vadisindeki Savoie’ ya ve bugün adlarını taşımakta olan Bourgogne bölgesine yerleştiler. Ostrogotlar da İtalya’ya ulaşarak V. yy’ın sonunda ülkeyi ellerine geçirdiler.
• Bu arada 475 ve 476 yıllarındaki bazı olaylar, genel kargaşa içinde dikkat çekmedi: Romalı bir serüven düşkünü, oğlunu Roma imparatoru ilan etti. Oğlu ertesi yıl bir Barbar tarafından öldürüldü, imparatorluk simge ve amblemleri de Bizans imparatoruna gönderildi. «Roma Tarihi» sona ermişti.
• V. ve VI. yy’larda Kuzey Denizi kıyılarından gelmiş Germenler olan Frankların baskısıyla, Barbarlar yeniden ilerlemeye başladılar; Galya’yı ele geçirerek 480 ve 536 yıllarıarasında oraya yerleştiler.
• Son olarak VI. ve VII. yy’ arda, Avarlar tarafından Pannonia’dan (Macaristan’da) kovulan Lombardlar da İtalya’ya yerleşti.
• V. yy’a doğru, Barbarlar Kuzey Avrupa’ya da akın etmekteydiler. İskandinavya kıyılarından yola çıkan Angıllar, İutlar ve Saksonlar, 441-443 yıllarında İngiltere’ye denizden bir dizi akın düzenledikten sonra, adanın yerlisi olan Kelt- lerle Bretonları kovdular.
• Bretonlar da, o zamana kadar Roma İmparatorluğu’na bağlı olan Armorik’e sığınarak, bölgeye kendi adlarını verdiler (Brittania, bugün Bretagne).
• Doğudan, kuzeydoğudan ve kuzeyden gelen bu Barbarlar, eski Roma eyaletlerinin yıkıntıları üstünde (Afrika’da, İspanya’da, Galya’da ve İtalya’ Roma uygarlıklarına yabancı olan her şeyi «Barbar» olarak nitelemişlerdir.
• İmparator Augustus döneminden başlayarak Ren-öte- si, Tuna-ötesi halkları, İran ve Mezopotamya’ya yerleşmiş Türkistan Parthları, Araplar, Kafkasya’daki Alainler baskı yapmaya başladılar. İmparatorlar da, sınırlarını korumak için, özellikle Germen sınırında Ren ve Tuna ırmakları üstünde önemli surlar yaptırmak zorunda kaldılar.
• Ama «Barbarlar», bazen peşpeşe akınlar, bazen yavaş yavaş sızma, bazen de kanlı istilalarla sürekli olarak Romalıları uğraştırdılar. Sonunda bazıları, Roma’nın hoşgörüsünden de yararlanarak, karıları ve çocuklarıyla birlikte İmparatorluk topraklarına yerleştiler, toprak edindiler, hattâ orduya yazıldılar. Böylece, federe topluluklar oluşturdular; Romalılar bunları köylü ya da asker olarak kullanıyor, yasalarına, geleneklerine, dillerine saygı gösteriyorlardı.
• III. yy’dan başlayarak Barbarların İmparatorluk topraklarına gelip yerleşmeleri aralıksız olarak sürdü. IV. yy’da Barbar toplulukları akınlar halinde geldiler: Önce kendilerinden daha güçlü ve acımasız saldırganlardan kaçanlar geldi. O dönem yazarlarından biri, bu olguyu «Hunlar Alain- lere, Alainler Gotlara, Gotlar Sarmatlara saldırdı ve iş bununla da bitmedi» diye anlatır.
• Hareketi başlatan Hunlar, bilinmeyen nedenlerle (nüfusun çok artışı, daha zengin toprakların çekiciliği, iklim değişikliği) Orta Asya bozkırlarından göç etmek zorunda kalmışlar ve IV. yy. sonunda Avrupa’ya gelmişlerdi. Önce Germenleri önlerine katıp sürerek Galya’ya geldiler (451), sonra İtalya’ya, daha sonra da Macaristan’a gittiler.
• Peşpeşe üç dalga halinde
Roma İmparatorluğu’na akın eden Germenler, çeşitli topluluklardan oluşuyordu. İlk akın
IV. yy’dan V. yy’a kadar sürdü. Vizigotlar, İtalya’yı işgal ederek Roma’yı yağmaladılar. Daha sonra İspanya’ya yerleştiler. Bu arada Vandallar da, Galya’yı aşarak İspanya’yı ele geçirdikten sonra, Afrika’ya yerleştiler. Alamanların önünden kaçmakta olan Burgondlar ise Rhöne vadisindeki Savoie’ ya ve bugün adlarını taşımakta olan Bourgogne bölgesine yerleştiler. Ostrogotlar da İtalya’ya ulaşarak V. yy’ın sonunda ülkeyi ellerine geçirdiler.
• Bu arada 475 ve 476 yıllarındaki bazı olaylar, genel kargaşa içinde dikkat çekmedi: Romalı bir serüven düşkünü, oğlunu Roma imparatoru ilan etti. Oğlu ertesi yıl bir Barbar tarafından öldürüldü, imparatorluk simge ve amblemleri de Bizans imparatoruna gönderildi. «Roma Tarihi» sona ermişti.
• V. ve VI. yy’larda Kuzey Denizi kıyılarından gelmiş Germenler olan Frankların baskısıyla, Barbarlar yeniden ilerlemeye başladılar; Galya’yı ele geçirerek 480 ve 536 yılları
arasında oraya yerleştiler.
• Son olarak VI. ve VII. yy’ arda, Avarlar tarafından Pan- nonia’dan (Macaristan’da) kovulan Lombardlar da İtalya’ya yerleşti.
• V. yy’a doğru, Barbarlar Kuzey Avrupa’ya da akın etmekteydiler. İskandinavya kıyılarından yola çıkan Angıllar, Jutlar ve Saksonlar, 441-443 yıllarında İngiltere’ye denizden bir dizi akın düzenledikten sonra, adanın yerlisi olan Kelt- lerle Bretonları kovdular.
• Bretonlar da, o zamana kadar Roma İmparatorluğu’na bağlı olan Armorik’e sığınarak, bölgeye kendi adlarını verdiler (Brittania, bugün Bretagne).
• Doğudan, kuzeydoğudan ve kuzeyden gelen bu Barbarlar, 3ski Roma eyaletlerinin yıkıntıları üstünde (Afrika’da, İspanya’da, Galya’da ve İtalya’da) az ya da çok uzun ömürlü krallıklar kurdular.
• Barbarlar, dilleri, gelenekleri ve düşünce biçimleriyle Romalılaşmış kavimlerden ayrılıyorlar; adam yerine konmuyor ve küçümseniyorlardı Ayrıca yerli halkı sayıca çok oldukları için değil, sürekli yer değiştirdikleri için korkutuyorlardı. Göç ettikleri için, sayıları olduğundan çok izlenimini vermekteydi. Kitle halinde insan öldürüyor, çevreyi yağmalıyor, ateşe veriyorlardı.
• Ancak bütün bunlar, Barbar uygarlığının gerçek değerini unutturmamalıdır. Barbarlar,‘çok ileri metal işleme tekniklerini bilirlerdi. Keskin, sivri ve uzun kılıçları, usta ve yürekli süvarileri, onların askerlik alanındaki başarılarını açıklamaktadır. Göçebe olduklarından kolayca taşınabilir eşyalar yapmakta ustaydılar (deri eşyalar, mücevherat). Atti- la’nın Macaristan’daki sarayı, aydınlar ve sanatçılarla dolup taşardı. Attila da kendilerine cömertçe davranırdı.
• Barbarlar çoğunlukla, Roma İmparatorluğu’nun kurum- larmın düşmanı değil, hayranı idiler. Kendileri de Roma unvanlarını benimserlerdi. Barbar önderleri, danışman olarak Romalılara başvururdu. Bazıları hıristiyanlığı, bazıları da hıristiyanlıktan sapmış bir mezhep olan ariusçuluk’u benimsemişti.
• Aslında, Romalılaşmış halklarla istilacıların kaynaşmaları hiç de kolay olmadı. Bütünleşme girişimleri İtalya’da ve İspanya’da başarısızlıkla sonuçlandı. Buna karşılık Frankların Galya’sındaki denemeler olumlu sonuç verdi. «Büyük göçler» deyimi bazen, Avrupa’da VII., daha sonra da IX. ve X. yy’lara kadar uzayan Arap, İslav ve İskandinav istilaları için de kullanılır. Ama V. ve VII. yy’lardaki istilalar Roma İmparatorluğu’nun çökmesine ve Batı’da yeni bir siyasal düzenin kurulmasına neden olmuşsa da, yeni göç dalgası, özellikle sonuçları açısından bundan farklıdır.

Advertisement

Yorum yazın