Filistin Hakkında Bilgi

Filistin Hakkında Bilgi

FİLİSTİN Akdeniz’in doğusunda, Lübnan, Suriye Çölü ve Lut Gölü arasında kalan bölge. Eskiçağda önce Kenanlılar’ın Ülkesi iken lö 13. yüzyılda Ibraniler’in eline geçti. Yunanlılar ve daha sonra Romalılar buraya Filistin adını verdiler.
Filistin Ibraniler’den sonra Asurlular’ın, Persler’ln Romalılar’ın ve Bizans’ın egemenliğine girdi. 7. yüzyılın başlarında (636-640) Araplar’-m eline geçti. Ancak burada yaşayan Hıristiyan, Musevi ve Maruni halk önce Emeviler (bunların başkenti Suriye’de Şam İdi) ve sonra Ab-basiler zamanında Filistin giderek lılamlaşıp Araplaştı. 9. yüzyılın sonlarında Filistin, Mısır’da egemen olan sUlalerin (Toiunoğulları, Fatı-miler) daha sonra Eyyubiler’ln eline geçti. Bu tarihlerde Haçlılar Kudüs’ü ele geçirmek için çaba harcadılar ve bir Latin Krallığı kurdular-sa da bu yönetim uzun ömUrlü olmadı. Ülke 1291’de Mısır’ın, 1516’da da Mısır’la birlikte Osmanlı tmparatorluğu’nun egemenliğine girerek dört yüzyıl Osmanlılar’ın elinde kaldı. Türk egemenliği sırasında Filistin halkı çoğunluğu Müslüman olmak üzere Hıristiyan, Yahudiler’-den oluşuyordu. 1880’den sonra siyonizmin etkisiyle Filistin’e Yahudi akını başladı.

1922’de Filistin Ingiliz mandasına verildi. Ingiltere burada bağımsız bir Yahudi Devleti kurmamakla birlikte Balfour Bildirisi (1917) ile söz verilen “Yahudi Ulusal Ocağı”nın gelişmesini kolaylaştırdı. Araplar
Filistin’in Yahudiler’in eline geçmesine şiddetle karşı çıktılar ve Kudüs, Hayfa, Yaffa gibi kentlerde kanlı çatışmalar oldu. (1928, 1929, 1933, 1936, 1939). Ingiltere 1939’da bir beyaz kitap yayınlayarak Yahudi göçüne ve Yahudiler’in Filistin’de toprak satın almalarına kısıtlamalar getirdi. Bunun üzerine Yahudi terörü başladı. 2. Dünya Savaşı sonunda Ingiltere Birleşmiş Milletler’e başvurarak soruna çözüm bulunmasını istedi. 1947’de Birleşmiş Milletler Filistin’in bir Arap devleti ile bir Yahudi devleti arasında bölüştürülmesi, Kudüs’ün uluslararası bir kent olması konusunda karar aldı. İlk lsrail-Arap savaşı sonunda 1948 yılında İsrail devleti kuruldu. Filistin’in doğu kesimi 1949’da Ürdün ele geçirmişken, İsrail 1967’de burayı da işgal etti. İsrail’e verilmiş olan Filistin topraklarında yaşayan Araplar’ın çoğunluğu komşu Arap ülkelerine sığındılar. Birleşmiş Milletler’e bağlı bir yardım örgütü (United Nations Relief and Works Agency, Birleşmiş Milletler Yardım ve Çalışma Bürosu) Filistinli mültecilere yardım etmektedir. Bütün bu gelişmeler sonucunda Filistin’i Yahudiier’den geri almak amacıyla, hiç değilse kendilerine ait topraklarda bağımsız bir Filistin Arap devleti kurmak amacıyla yıllardan beri çalışan kurtuluş örgütleri kuruldu ve ulusal duygular giderek güçlendirildi. Filistin Kurtuluş Örgütü İsrail’e karşı giriştiği süreğen savaş ve bütün dünyada giriştiği tedhiş eylemleriyle (uçak kaçırma, sabotaj vb.) varlığını ve davasını bütün dünyaya duyurmaya çabalamaktadır. Ancak İsrail’in arkasında Birleşik Amerika bulunduğu için Filistinliler’in ve Araplar’ın bu eylemleri bir sonuç vermekten uzaktır. Mısır’ın İsrail ile ayrı barış yapması da Filistinliler’in savaşını ve başarı umudunu azaltmıştır. .Üstelik İsrail Kudüs’ün Arap kesimi de ele geçirerek Kudüs’ü resmen başkent ilan etmişir. Bunu Türkiye dahil birçok ülke kabul etmemiş olmakla beraber İsrail’i bundan vazgeçirecek bir davranış da yoktur. İsrail’e karşı çarpışan Filistinliler’in çoğu şimdi Güney Lübnan’da üslenmiş bulunmakta ve bunlarla İsrail ordusu arasında sürekli savaş, karşılıklı saldırılar sürmektedir. Kendi ülkesindeki Filistinliler’i sindiren Ürdün, çıkarlarına ters düşmeyecek bir barış planını onaylatmak istemekte, bu konuda ABD ve İsrail’den destek görmektedir. Ancak Arap dünyasındaki görüş ayrılıkları giderilmedikçe Filistin davasının çözümlenmesi zordur. Türkiye, Filistinliler’i desteklemekte, bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yolunda bir politika izlemektedir. Bu nedenle İsrail ile olan ilişkiler 1980’de büyükelçilik düzeyinde maslahatgüzarlık düzeyine indirilmiştir.

Advertisement

Yorum yazın