Fonksiyonel ve Disfonksiyonel Uterus (Döl yatağı) Kanamaları

Fonksiyonel ve Disfonksiyonel Uterus (Döl yatağı) Kanamaları
Fonksiyonel döl yatağı kanamaları, kanamanın yumurtlama ile birlikte bulunan adet dönemlerinde gerçekleşmesi fakat gereğinden fazla miktarda ya da gereğinden uzun süreli olması durumuna verilen addır. Disfonksiyonel uterus kanamaları ise yumurtlamanın olmamasına bağlı döl yatağı kanamalarına verilen addır. Fonksiyonel uterus kanamaları başlığında şu durumlar vardır: Hipermenore: Kanamanın miktarca fazla olması ya da uzaması.
Hipomenore: Kanamanın miktarca az olması ya da kısa sürmesi.
Oligomenore: Kanamalar arasındaki sürenin uzaması durumudur.
Polimenore: Normalden sık döl yatağı kanamasının gerçekleşmesidir.
Menoraji: Yumurtlamanın gerçekleştiği adet dönemlerinde uzun süreli ve miktarca fazla olan kanamadır.
Metroraji: Yumurtlamanın gerçekleşmediği durumlardaki miktarca fazla ve uzun süreli kanamalardır.
Kadınların çoğu 28 günde bir adet görür. Ancak, 23 günde bir adet gören kadınlar olduğu gibi 35 günde bir adet gören kadınlar da vardır. Bu sınırlar ötesindeki süreler anormal kabul edilir. Kanamanın süresi normal olarak 5 gündür. Kanamanın miktarının ne olduğunu kesinlikle tesbit ettirecek bir yol yoktur. Hekim çok kere adet sırasında kullanılan bez ya da pamuk, tampaks sayısına göre bir değerlendirme yapmağa çalışır.
Fonksiyonel Uterus Kanamaları:
a) Hipermenore: Adet normal aralıklarla görülmekte ancak, miktarca çok olmakta veya uzun sürmektedir; çeşitli nedenlerle meydana gelebilir. Psikolojik nedenler, kanda pıhtılaşmayı sağlayan faktörlerin eksikliği, döl yatağındaki kaslarda çıkan ve «myom» adı verilen urlar sık görülen nedenler arasındadır.
b) Hipomenore: Normal aralıklarla görülen adet süre veya miktarca kısalmıştır. Adetten kesilme çağma yaklaşmakta olan kadınlar bir süre bu şekilde adet görebilirler. Ayrıca tiroid bezinin de çok fazla çalıştığı durumlarda (hipertiroidizm) aynı duruma rastlanabilir.
c) Polimenore: Normalden sık uterus kanaması görülmektedir. Bir kanamanın başlangıcı ile diğerinin başlangıcı arasındaki zaman süresi 23 günden kısadır. Adet görmeğe yeni başlayan kızlar arasında bu tip olaylara rastlanabilir. Aynı duruma yaş dönümüne yaklaşan kadınlarda da rastlanabilir. Bir araştırıcı, 17-19 yaşları arasındaki kızların % 13.6 sının 23 günden kısa aralıklarla adet gördüğünü, 40-50 yaşları arasındaki kadınlardan % 11,6 sının bu durumda bulunduğunu, buna karşılık 20-40 yaşları arasındaki kadınlardan sadece % 2.9 ilâ 4,7 sinin bu şekilde adet gördüğünü tesbit edilmiştir. Bu tip aralık kısalmalarında kısalan devre yumurtlamadan sonraki devre ise buna «Yetersiz Korpus Luteum Fazı»
adı verilmektedir. Yumurtlamadan sonra Korpus Luteum fazının kısalığı nedeniyle uterus içi zarı, döllenmiş olan bir yumurta hücresinin yerleşip gelişebilmesi için gerekli ideal ortamı teşkil edememektedir.
d) Oligomenore: Kanamalar arasındaki sürenin uzaması durumudur. Bir kanamanın başlangıcından diğerinin başlangıcına değin geçen zaman 35 günden fazladır. Bu durum yılda bir kaç defa yumurtlayan kadınlarda adetten kesilme çağına yaklaşanlarda, tiroidleri fazla hormon salgılayanlarda, görülebilir. Yılda bir kaç defa yumurtlayan kadınlarda cinsel birleşmenin bu yumurtlama günlerine rastlaması şansı azalmış olacağından gebe kalma ihtimali de azalır. Klomifen sitrat veya yaş dönümündeki kadınların idrarlarından elde edilmiş gonadotropin (HMG) ile tedavi yapılabilir.
Disfonksiyonel Uterus Kanamaları: Yumurtlama olayının yer almadığı durumlarda, miktarca fazla veya uzun süreli kanamalara «metropathia haemorrhagica» adı verilir. Bu durum adet görmeğe yeni başlamış kızlarda bir süre için görülebilir. Aynı şekilde, adetten kesilme çağına yaklaşmakta olan kadınlarda da rastlanabilir. Kanamanın, kansızlığa yol
açacak, hastanede kan vermeği gerektirecek kadar fazla olduğu da görülmüştür. Rahim iç zarından (endometrium) ufak bir aletle bir parça alınıp (biyopsi) incelendiğinde pro- gesteron hormonunun etkisinin bulunmadığı, yalnızca östrojen etkisinin görüldüğü tesbit edilir. Eğer salgılanan östrojen miktarı fazla ya da bu salgının süresi normalden uzun sürerse endometrium aşırı kalınlaşma gösterecektir ( = endometrium hiperplazisi). Erken gebelik döneminde görülen bozukluklar nedeniyle başlayan ve uzun süren kanamaları bu tip kanamalardan ayırmak gerekir. Aynı şekilde, kandaki pıhtılaşma bozukluklarına yol açmış olan bir hastalık da kendini bu şekilde gösterebilir. Tedavi amacıyla kürtaj yapılabilir ya da doğum kontrolü hapları verilerek kanamanın süresi kısaltılabilir.
III. Dismenore (Ağrılı adet görmek): Her kadında adet görmek biraz rahatsızlığa yol açabilir. Bu rahatsızlık, hafif başağrısı, karnın alt bölümünde ya da sırtta ağrı şeklinde olabilir. Ancak bu ağrılar ve özellikle döl yolunun bulunduğu yerde duyulan ağrılar çoğalırlarsa ağrıyı giderecek ilâçlara ihtiyaç gösterecek bir duruma gelirlerse «dismenore» adını alırlar. Kadınların yaklaşık olarak % 8’inin adet sırasında aşırı derecede ağrıdan yakındıkları tesbit edilmiştir. Dismenoreler, birincil ve ikincil olarak iki bölüme ayrılabilinir:
Birincil Dismenoreler: İlk adet görülen tarihten bir yıl kadar sonra ortaya çıkar. Bunun hemen ilk görülen adetle başlamamasının nedeni ilk adetlerin çok kere yumurtlama ile müterafık olmaması, kızların ilk adet gördükleri tarihten 6 ay- I yıl kadar bir süre sonra yumurtlamaya başlamalarıdır. Bu ağrıların nedenleri arasında serviks kanalının ve deliğinin adet kanının dışa rahat akamayacağı kadar dar olması, bu hastalarda ağrı eşiğinin çok düşük bulunması ( = hastaların nörotik yapılı kimseler olması) gibi durumlar vardır. Ağrılı adet gören genç kızlar arasında döl yatağının gelişme bozukluğu sonucu normalden dar olması ya da bir bölümünün dışarı açılan bir kanala sahip olmaması bu şekilde şikâyetçi olan genç kızların kadın-doğum uzmanlarına gösterilmesini gerektirir. Hekim genç kızı vaginal yolla değil de rektum yolu ile muayene ederek döl yatağında bir gelişim bozukluğu anormalliğinin bulunup bulunmadığını zamanında tesbit edebilir.
Psikolojik nedenlerle ağrılı adet görenlerde psikolojik tedavi yararlı olmaktadır. Yumurtlamanın östrojen veya progesteron hormonlarının verilmesiyle önlenmesi de ağrıyı durdurabilmektedir. Bu gün bu amaçla en çok doğum kontrolü hapları ve bazı progesteron türevleri kullanılmaktadır.
Serviks kanalının darlığı nedeniyle ortaya çıkmış olan dismenoreler doğumda bu kanalın genişlemesiyle çok kere, doğumdan sonra ortadan kalkmaktadırlar.
Bütün tedbirlerin etkisiz kaldığı dismenore olaylarında ya da aşırı dismenoresi olan bir kadında başka bir nedenle yapılan ameliyat sırasında döl yatağı sinirlerinin kesilmesi ( =pre- sakral nörektomi) ve (uterisakral bağlar içindeki sinirlerin kesilmesi) sayesinde derdin ortadan kalkabileceği ifade edilmiştir.
İkincil Dismenore: Adet esnasında döl yolundan dışa akan kanda rahim iç zarı hücre ve parçacıkları bulunur. Bunlar dışa akma yerine -bazen serviks kanalındaki darlık sonucunda, bazen de bilinmeyen nedenlerle- ya döl yatağı kasları arasına girip gömülür veya tüpler aracılığıyla karın boşluğuna dökülürler. Burada canlılıklarını kaybetmez ve kadının gövdesindeki hormonların etkisiyle çoğalıp, adet zamanında bulundukları yerde ufak çapta kanamalara neden olurlar. Buna «endometriosis» adı verilmektedir. Bu durumda, hastalar çok kere eskiden adetleri sırasında ağrı duymadıklarını, fakat bir süredir adette gittikçe çoğalan derecede sancılandıklarını belirtirler. Uzun süre doğum kontrolü hapları ile tedavinin veya gebeliğin bu durumlarda yararlı olabileceği tesbit edilmiştir. Uzun süre doğum kontrolü haplarının verilmesi, döl yatağı iç zarının normal yeri dışında bulunan bölümlerini köreltici bir etkide bulunmaktadır. Bu bölümde «Membranöz dismenore» adı verilen ve progesteron hormonunun fazla salgılanması sonucu adette serviks kanalı yoluyla dışa atılacak madde miktarının çoğalması sebebiyle ağrılı adet görülmesi durumu da söz konusu edilmelidir. Bu hastalarda adet sırasında kalıp şeklinde döl yatağı iç zarı parçaları düşmesi bazen de hastada çocuk düşürdüğü kanısına yol açabilir. Bu kimselerde östrojenlerle yumurtlamanın önlenmesi faydalı olmaktadır.


Advertisement

Yorum yazın