Gabriel Acosta

Gabriel Acosta
Portekizli din adamı, filozof (Oporto 1585 – Amsterdam 1640). Acosta adı DA COSTA diye de bilinir. Gabriel önadı yerine ise sonraları Uriel adı kullanılır oldu. Sonradan Katolikliği kabul etmiş soylu bir Yahudi ailesinden-dir ve bu dinde yetiştirilmiştir. Gençliğinde Hıristiyanlığa olan inancının sarsılması üzerine Amsterdam’a kaçarak Uriel adını aldı, fakat çok geçmeden Musevi dinini de beğenmeyerek hahamlarla uğraştı ve ruhun ölmezliğini reddetti. Bu yüzden de kendisi iki kez musevi toplumundan çıkarıldı. 1624’te Amsterdam’da çıkardığı Examen dos Tradiçoes Phariseas Con a Lay Escrita (Yazılı Yasalarla Karşılaştırarak Fariz Geleneklerinin incelenmesi) adlı eser, genel olarak din için tehlikeli görüldüğünden, hükümetçe toplattırılarak yakıldı, kendisi de bir süre hapsedildi. Yaşam öyküsü olan Exemplar Humanae Vital (insanlık Yaşayışından Örnek) 1867 adlı kitabında hem Hıristiyanlığa hem Museviliğe saldırdı. Son kez bağışlandığında pek aşağılayıcı cezalara katlanmak zorunda kalan Acosta, en sonunda canına kıydı. Alman yazarlarından Gutzkow, din ve vicdan bunalımı içerisinde kıvranan bu adamın dramını Uriel Acosta adlı oyununda anlatır Acosta, 1687 yılında yayımlanan özya-şam öyküsünde ruhun ölümsüzlüğü öğretisine karşı çıkar, bunu kuşkulu ve incil’e aykırı bulur. Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın getirdiği ilkelerin Tanrısallığından kuşkuya düşerek tüm dinlerin insan düşüncesinden doğup doğmadığını sorguladı. Ona göre bütün dinler insan düşüncesinin bir ürünü, bir buluşu olabilir. Acosta doğa verilerine ve akıl ilkelerine dayanan eleştirici düşünceleriyle inanç sorunlarının tartışma ve eleştiri konusu yapılmasına öncülük etti. Ruhun ölümsüzlüğü inancına karşı çıktı, din sorunlarının akılcı bir yöntemle eleştirilmesi geleneğini kurdu, yansız bakışı ve tutumu ile de Tanrıbilime önemli bir yenilik getirdi. Acosta’nın

17.yy’dan sonraki dönemlere etkisi büyük olmuştur. Özellikle onun gelenekçi dinlere (Yahudi ve Hıristiyan inançlarına) karşı çıkan, düşünce ve inanç özgürlüğü görüşünü savunan tutumunun laik din anlayışının gelişmesinde katkısı büyük olmuş ve reformas-yon hareketini hazırlayan etmenlerden birini oluşturmuştur. Öteki önemli yapıtı. Tratado de L’immortalitat de L’Ama (Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine inceleme) 1626 .


Advertisement

Yorum yazın