Gılgamış Destanı Özeti

Gılgamış Destanı Özeti

GILGAMIŞ DESTANI Asur Kralı Gılgamış’ın (lö 27. yüzyıl) serüvenlerini anlatan destan, 12 tabletten oluşan destanın çivi yazısı ile Akadlı yazıcılar tarafından lö 2 bin yılda yazıldığı sanılmaktadır. Gılgamış Destanı Kral Gılgamış’ın ölümsüzlüğünü arayışını anlatar. ölümden kaçmak, ölümsüzlüğe varmak bütün insanlara özgü bir özlemdir. Destan bu konuyu işlediği için etkisi derin olmuş, ön Asya’da geniş bir alana yayılmıştır. Gılgamış Destanindaki bazı bölümler, örneğin tufan bölümü, kutsal kitaplardaki (Tevrat, Kuran); Tufan öyküsüyle büyük benzerlik gösterir.

Gılgamış Destaninm en önemli metni Asur Kralı Asurbanipal’ın (lö 669-626) Ninova’daki kitaplığında bulunmuştur. Konusu özet olarak şöyledir: Gılgamış başka erkeklerden üstün, güzel ve güçlü bir kişi olup, yarı tanrıdır. Çok sert bir kral olduğu için, halkı canından bezdirmiştir. Tanrıların yardımı ile Gılgamış’a bir arkadaş bulunur. Bulunan kişi, yabanda vahşi hayvanlarla yaşayan yırtıcı ve güçlü biri olan En-kidu’dur. Uruk’tan gönderilen bir kadın Enkidu’yu kandırıp kente getirir, kentte Gılgamış’la Enkldu güreşirler ve böylece ayrılmaz dost olurlar. Destan bundan sonra, onların birlikte dev Humbaba’yı öldürüşlerini, tanrıça lştar’ın Gılgamış’a sevdalanışını, yüz bulamayınca kin-lenişini ve tanrı Anu’dan onu öldürmesi için yeryüzüne bir boğa göndermesini işteyişini, gelen boğayı Enkidu’nun öldürüşünü, sonra da Enkidu’nun hastalanıp ölüşünü anlatır. Gılgamış, Enkidu için ağlar, ağıt dUzer ve yas tutar.

Destan, Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayış serüvenleriyle devam eder. Tu-fan’da tanrılar, bütün insanları ölüme mahkum ettikleri zaman, tanrı Ea’nın yardımıyla bir sal yaptığını, içine eşiyle birlikte başka canlılardan da birer çift koyduğunu, Tufan sona erdikten sonra tanrı Enlil’in kendisiyle eşine ölümsüzlük bağışladığını anlatır ve denizin dibindeki ölümsüzlük otunun yerini bildirir. Gılgamış, dönüş yolunda denizin dibine dalar, ölümsüzlük otunu koparıp alır, fakat o sırada ortaya çıkan bir yılan, otu elinden kaparak kaçar. Böylece Uruk’a eli boş dönen Gılgamış da herkes gibi zamanı gelince ölür.

Destanın on birinci bölümünde ölümsüzlük konusunu işleyen şiir, insanoğlu için ölümsüzlüğün artık düşünülemeyeceği sonucuna varır. Çünkü ölümsüzlük için bir tufan gerekir. Tanrılar artık insanları tufanla cezalandırmaktan vazgeçip başka afetler ve yırtıcı hayvanlarla cezalandırmaya karar vermişlerdir.

Gılgamış Destanı tam metin olarak İngilizce (1930), Almanca (1934), Fransızca (1939) ve Türkçe (1943) yayımlanmıştır. Aynı destanı Orhan Asena, Tanrılar ve İnsanlar (1959) adlı oyununda ele aldı ve Ne-vit Kodallı bir opera biçimine getirdi (Gılgamış, 1963).

Advertisement

Yorum yazın