Gordion Antik Kenti Hakkında Bilgiler

GORDİON, Anadolu’da Eskiçağ’da kurulan Frigya‘devletinin başkentidir. Ankara’nın 100 km. kadar güneybatısında, Ankara – Eskişehir yolu yakınında, İç Anadolu bölgesinin kuzey kenarındadır. Porsuk çayının Sakarya ırmağına kavuştuğu yere yakındır. Kral Yolu (Bak.) buradan geçerdi. Gordion adının Frig kralı Gordios’tan geldiği sanılmaktadır. Kentin tarihi İ.Ö. III. binyılın ikinci yarısında, Tunççağı’nd?. başlar. Yapılan kazılarda Tunççağı’na ait’ zengin kalıntılar ele geçirildi. İ.Ö. 2000 – 1200 arasındaki dönemi, Asur kolonileri ve Hitit-ler temsil eder. Frigler, yaklaşık olarak İ.Ö. IX. yüzyılda bu bölgeye yerleşerek Gordion’u başkent yaptılar. Frigler zamanında Gordion en parlak dönemini yaşadı. Fakat, bir süre sonra kuzeydoğudan gelen Kimmerler (Bak.), Frigya krallığını ortadan kaldırdılar; Gordion’u da yıkıp yaktılar. Kimmerlerin alanlarından sonra, kent, yer.iden onarıldı. Büyük binalar, anıt mezarlar yapıldı. Frigler, İ.Ö. 678’de Lidya devletinin yönetimi altına girdiler. Pers kralı Key-hüsrev (Bak.), Lidya’nın başkenti Sard üzerine yürürken Gordion’u tahrip etti. Persler, Anadolu’ya egemen olunca, anayol üzerinde bulunan Gordion’u bir ticaret ve askerlik merkezi haline getirdiler. Büyük İskender (Bak.), Persler ü-zerine yaptığı sefer sırasında kışı burada geçirdi (İ.Ö. 334). Issos savaşından sonra da Anadolu’da Pers egemenliği sona erdi. İ.Ö. 278 – 277’de Sakarya ve Kızılırmak arasına yerleşen Galatlar (Bak.), Gordion’u yıkıp yaktılar. ‘ Gordi-on, artık önemini yitirmiş oldu.

Yassıhöyük’te 1950’den beri yapılan kazılar sonucunda, Gordion kentinin kalıntıları bulundu. Böylece Gordion’da İ.Ö. III. binin ortalarından İ.Ö. 189’a kadar sürekli olarak yerleşilmiş olduğu anlaşıldı. Kentin, kr.le ve çevresinin ö-nemli bir bölümü ortaya çıkarıldı. Kentin dışında bir Hitit mezarlığı bulundu. Kentte bir Frig sarayı ortaya çıkarıldı. Tek tek binalar halinde olan sarayın temelleri taştan, duvarlar kerpiçten yapılmış, hatıllarla sağlamlaştırılmıştı. Bazılarının tabanı renkli taşlardan yapılmış mozaikle kaplıdır. Binaların içinde, ancak saraylarda kullanılabilecek mobilya parçaları, fildişinden özenilerek işlenmiş sanat eserleri, hayvan ve insan kabartmaları, çeşitli çanak çömlek bulunmuştur. Kimmerlerin istilâsından sonra kent yeniden yapılırken tapınakların d?ş cepheleri, renkli, pişmiş topraktan yapılan levhalarla kaplanmıştır. Kentin doğusunda, Eskiçağ’m en o-nemli mezarlıklarından biri bulunmuş-‘tyr, Seksenden çok olan mezarların 30 tanesi arkeologlar tarafından kazılmış ve araştırma yapılmıştır. Mezarlığa ölü gömülmesi, Frigler döneminden Galatlara kadar sürmüştür. Mezarlar, tümülüs denilen yığma toprak tepeler şeklindedir. Bunlar, krallara, kentin büyüklerine ve beylere aittir. En büyüğü 53 m. yükseklikte, 300 m. çapındadır. Mezarlarda ölü hediyesi olarak ağaçtan heykelcikler, nakışlı vazolar, tunçtan ve demirden yapılmış kap kacak, büyük kazanlar, çok sayıda süs eşyası bulunmuştur. İskender’in «kördüğümü çözme» hikâyesi de Gordion’da geçmiştir. Gordion adının kördüğümden geldiği hakkında da bir söylenti vardır.

Advertisement

Yorum yazın