Hicret Nedir

HİCRET, Hz. Muhammed’in t.S. 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesine denir. Bu tarih, Hicret takviminin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Hz. Muhammed, eşi Hatice’nin ve arkasından amcası Ebutalib’in ölmelerinden sonra, artık Mekke’de kalamayacak duruma geldi. Her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya idi. Bir ara Taif şehrine gittiyse de orada da iyi bir ortam bulamadı. Hac zamanlarında Mekke’ye gelen Medinelilerden bazıları Hz. Muham-med’le görüşerek Müslümanlığı kabul etmişlerdi. Hz. Muhammed, Medine’ye gönderdiği adamlarıyla bu şehirde Islâm dininin yayılmasını sağladı. 622 yılında Hac zamanında Mekke’ye gelen Medineliler, Hz. Muhammed’i kendi şehirlerine çağırdılar; ona bağlanacaklarına söz verdiler. Mekkeli Müslümanlar, Medine’ye gitmeye başladılar. Müslüman olmayan Mekkeliler ise Hz. Muhammed’i öldürmeye karar vermişlerdi. Çok güç durumda kalan Hz. Muhammed, yerine Ali’yi bırakarak bir gece gizlice Ebubekir’le birlikte Meıtke -den Medine’ye göç etti, ilk gece, devesinin, evinin önünde çöktüğü E. yub-el Ensarî’de misafir kaldı. Daha sonr* bir ev yapılarak oraya yerleşti. Medineliler, Hz. Muhammed’i çok iyi karşıladılar. Yahudilerden başka hemen hepsi Müslüman oldu. Bundan sonra, adı Yesrib olan bu şehre Medinetünnebi yani Peygamber şehri, yahut sadece Medine denildi. Mekke’den göç eden Müslüman-lara Muhacir, Medineli Müslümanlara, Ensar (yardımcı) adı verildi. Hz. Muhammed bu iki grubun kardeş olduğunu ilân etti. Hicret, Islâm tarihinde önemli bir dönem noktası oldu. Yeni bir toplum oluşuyordu. Bu yeni toplum yani ümmet, kan bağına değil, din birliğine dayanıyordu. Hz. Muhammed, Medine’de ümmetin hem din başkanı ve hem de hükümdarı oldu. Bütün gücüyle Islâm dininin yayılmasına çalıştı.

Advertisement

Yorum yazın