İnsan Hakları Sözleşmesi

İnsan Hakları Sözleşmesi

5 Mayıs 1949’da Londra’da kurulan Avrupa Konseyi Statüsü’nün başlangıcında, kişisel özgürlük, siyasal özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanıldığı belirtilmekteydi.

Bu çerçeve içinde Avrupa Konseyi üyeleri 4 Kasım 1950’de Roma’da “İnsan Hakları Sözleşmesi” diye bilinen “İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşme”yi imzalamışlardır.

İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşme

4 Kasım 1950 tarihinde, Avrupa Konseyi üyesi olan devletlerin hükümetlerince Roma’da imzalanmış ve 3 Eylül 1953 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 18 Mayıs 1954’te imzalamıştır.

Sözleşmenin başında Akid hükümetlerin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948’de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini, bu beyannamedeki hakların her yerde ve fiilen tanınmasını, Avrupa Konseyi’nin gayesini, İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri’nin korunma ve gelişmesini gözönünde tutacakları belirlenmiştir.

Aynı yerde, Dünya’da barış ve adalet in asıl temelini oluşturan ve sürdürülmesi her şeyin üstünde olan gerçek demokratik bir siyasi rejime ve insan hakları ile ana hürriyetlere saygılı olmayı tarafların kabul edecekleri, açıklandıktan sonra, akid hükümetler “Aynı telakkiyi taşıyan ve ideal ve siyasi ananeler, hürriyete saygı ve hukukun üstünlüğü hususlarında ortak bir mirasa sahip bulunan Avrupa devletleri hükümetleri sıfatıyla, Evrensel Beyanname’de yazılı bazı hakların müştereken sağlanmasını temine yarayacak ilk tedbirleri almayı kararlaştırarak, aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır” denmektedir.

Sözleşme 66 maddeden oluşmaktadır. Bu maddelerde önemli ilkelere yer verilmektedir. Örneğin; “Yüksek Akid taraflar kendi kaza haklarına tâbi her ferde işbu sözleşmenin birinci faslında tarif edilen hak ve hürriyetleri tanırlar” (m. 1); “Her ferdin yaşama hakkı kanunun himayesi altındadır. Kanunun ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infazı dışında, hiç kimse kasten öldürülemez” (m. 2); “Hiç kimse işkenceye, gayrıinsani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz” (m.3); “Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz”, “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz veya mecburi çalışmaya tâbi tutulamaz” (m. 4) ….

İnsan hakları ve ana hürriyetlerini düzenleyen diğer maddelerde de örneğin, kişi özgürlükleri, savunma hakkı, düşünce özgürlüğü, din ve vicdan özgürlükleri, toplanma, dernek ve sendika kurma veya bunlara üye olma hakları, evlenme ve aile kurma hakları gibi hak ve özgürlükler düzenlenmektedir.

Sözleşmenin 14. maddesinde bu hak ve özgürlüklerden yararlanmada cins, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer kanaatler, milli ve sosyal menşe, servet ve doğum ayrımı gözetilmeksizin her kişiye sağlanması gereği saptanmaktadır.

Sözleşmenin 19. maddesi ile Akid Tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sağlamak amacıyla: a) Bir “Avrupa İnsan Hakları Komisyonu”, b) Bir “Avrupa İnsan Hakları Divanı”, kurulduğu belirlenmektedir.

“Sözleşmede tanınan hakların Akidlerden biri tarafından ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her hakiki şahıs, hükümet dışı her kuruluş veya her insan topluluğu, hakkında şikayet yapılan Akid Tarafın bu işte Komisyonun yetkisini tanıdığını beyan etmiş olması halinde, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine sunulacak bir dilekçe ile Komisyona müracaat edebilir. (Madde 25) Düzenlemeyle sözleşmede tanınan haklara taraf ülkelerce aykırı davranılması halinde, bundan dolayı mağdur olan kişilere İnsan Hakları Komisyonu’na başvurma olanağı sağlanmaktadır.


Advertisement

Yorum yazın