İspanyol Amerikası

İspanyol Amerikası

Kafaları günümüzün ekonomik ve siyasal ilişkilerinin durumuyla biçimlenmiş olan Birleşik Devletler yurttaşlarının, kolonicilik dönemleri hakkında doğru bir tarihsel perspektife sahip olabilmeleri kolay değil. Bununla birlikte, hangi ölçütle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın, onsekizinci yüzyılda Massachusetts ormanlarının ya da Virginia yamaçlarının yoksulluğu ve kaba köylü yalınlığı, Lima’nın ve Meksiko’nun parlaklığı karşısında pek sönük kalıyordu. Gerçekten 1793’te Meksiko’nun 100.000’e ulaşan nüfusu, onu Londra ve Paris dışında tüm Avrupa kentlerinden daha büyük bir kent durumuna yükseltmişti.

Amerika Yerlilerinin nüfusunda görülen, onaltıncı yüzyılda ve onyedinci yüzyılın başlarında büyük bir yıkıma yol açan azalma hareketi, 1650 dolaylarında durdu. Bu tarihten sonra, Meksika’da ve İspanya İmparatorluğu’nun Yeni Dünya’daki öteki topraklarında gittikçe hızlanan bir nüfus artışı görüldü. Bir olasılıkla Amerika Yerlileri, Avrupa’dan ve Afrika’dan gelen ve atalarının büyük bir bölümünü yok eden hastalıklara karşı gerekli bağışıklıkları kazanmışlardı.

Nüfus artışı zamanla, özellikle İspanya İmparatorluğu’nun Amerika limanları arasında kıyı ticaretini yasaklayan ve kolonilerle yapılan tüm dışsatımlarla tüm içalımları tek bir kentten, Cadiz’den yaptıran tekelci düzenlemelerin (1774-1778 arasında) gevşemesinden sonra, ticaretin her alanda gelişmesine ortam hazırladı. Onsekizinci yüzyılın sonlarında ekonomik yayılmada görülen yeni bir atılımın, yenilerde “Aydınlanmış” İspanya’dan gelen son modalara ve düşüncelere karşı canlı bir ilgi gösteren serbest meslek sahiplerinden, tacirlerden ve memurlardan oluşan yaşam dolu bir orta sınıf yaratmasından önce bile, eski üniversiteler ve aristokratik kültürel gelenekler, İspanya İmparatorluğu’nun bilginlerine Avrupa’nın kültürel ve entelektüel yaşamına katılma olanağını verdi.

Başlangıçta, kuzeyindeki İngilizce konuşan kolonicilerin her alanda, o zamana dek ulaştıkları düzeyi aşan büyük bir atılım yapmış olmasına karşın, İspanyol Amerikası toplumunun gelişmesi iki nedenle köreldi. Bu nedenlerden biri, toplumu ayakta tutan Amerika Yerlisi köylü sınıfının, İspanyol koloni yaşamının yüksek kültüründen hemen hiç yararlanamamasıydı. ikincisi, Kilise’de görülen ve onun koloni toplumu içindeki olağanüstü ekonomik egemenliğini hiçbir biçimde savunulamaz duruma düşüren düşünce ve ahlak eksikliğiydi. Bunun üzerine, laik kafalı liberaller Kilise’ye saldırınca, Amerika Yerlilerine İspanyol uygarlığına duygusal alanda canlı bir katılma olanağı veren ve onları boyun eğmeye razı eden tek kurumsal bağı zayıflatmış oldular.

Bu nedenle, Kilise’ye yöneltilen herhangi bir ciddi saldırı, Amerika Yerlilerinin ayaklanmasına ve kaosa yol açtı. inançlarının böyle bir yan ürününün doğması, liberal düşünceli insanları dehşete düşürdü. Çok geçmeden, İspanyol seçkinlerini derin iç kuşkular sardı. Böyle kuşkular içindeki kafalar, kendi çıkarlarını düşünen serüvencilerin ve ahlaksız politikacıların at oynatmalarına elverişli bir alan oluşturdu.

Bu tür yorumlar, İspanyol Amerikasında ondokuzuncu ve yirminci yüzyılda görülen gelişmelerin ışığında akla yakın görüşler sayıldı. Ama İspanyol imparatorluk toplumuna ileride egemen olacak zayıflık, onsekizinci yüzyılın sonuna kadar açık bir biçimde ortaya çıkmış değildi. Tersine, Pasifik’in karşı kıyısındaki Çin İmparatorluğu gibi İspanya İmparatorluğu da, çevresindeki tüm devletlerin, halkların ve kültürlerin üstüne yükselmiş ulu bir çınar gibi görünüyordu.


Advertisement

Yorum yazın