Japonya Hakkında Bilgi

Japonya Hakkında Bilgi

JAPONYA, Asya’nın doğu kıyıları önünde ada devleti. Dört büyük ada (Kokkaido, Şikoku, Hpndo, Kyuşu) ile 3000’den çok küçük ada üzerindedir. Toplam yüzölçümü 372 400 km* (Türkiyenin yarısından az), Nf. 111 milyondur (Türkiye’nin 3 katına yakın; %80’i kentlerde). Adalarda, Japonlardan başka, Koreliler, Çinliler ve Aynular yaşar. Ancak, azınlıkların toplam sayısı, bir milyona bile erişmez. Ülkede, Japoncadan başka İngilizce de konuşulur ve okullarda öğretilir.

Japon adalarının doğusunda, deniz tabanı, dik yamaçlı ve çok derindir (Japonya grabeni). Burada, yerkabuğu, sürekli devingendir; sık depremler olur. Sözgelişi, Tokyo, ortalama olarak her dört günde bir sarsılır. Ayrıca çok yıkıcı depremler de olur. Nitekim 1923’te Tokyo ile birlikte onun liman kenti olan Yokohama, tümüyle yıkıldı. Depremden doğan çok büyük dalgalar kıyılara saldırdı, kentleri ve balıkçı köylerini yıkıp sürükleri. Bu depremde 120 000 kişi ölmüştü.

Japon adaları yazm okyanustan esen, kışın Japon denizi üzerinden geçen mevsim rüzgârlarıyla’ yağış alır. Yaz mevsim yağmurları, dağların doğu yamaçlarına ve bu kıyılara, kış mevsim rüzgâr
ları ise batı kıyılara ve yamaçlara yağış bırakır. Kış yağışları, güneyde yağmur, kuzeyde ve yükseklerde kar şeklinde olur. Mevsim rüzgârlarının yön değiştirdiği iki dönemde yıkıcı kasırgalar (tayfun) olur.

Bitki örtüsü, enlemlerin etkisini yansıtır. Kış mevsimi, güneyde yumuşak geçer; Tokyo’dan kuzeye doğru gidildikçe sertleşir. Yazın, kuzeyde de pirincin olgunlaşabileceği kadar sıcak olur. Güneyde jalmiyeler, sedir çamları ve bambu, kuzeyde meşe ve kayın ağaçlarının yerel türleri,# akçaağaç ve dişbudak yetişir. Hokkaido dağlarında yalnız çam ormanları vardır. Japonya’nın yarıdan fazla alanı ormanlıktır.

Dağların etekleri, vadi tabanları, kıyı düzlükleri, sekilenebilen dağ yamaçları, başlıca ekim dikim alanlarıdır.

Japon topraklarının ancak dörtte biri ekilip dikilebilmektedir. Çünkü adalar 4 çok dağlıktır ve dağların çoğu (160 tane) sönmüş, bir bölümü de etkin (20 tane) volkandır. En yüksek sönmüş volkan, kutsallığı benimsenen Fujiyama’ dır (3780 m.).

Tarımla uğraşan ailelerin çoğunun, ortalama bir hektardan daha az toprağı vardır. Fakat, Orta ve Güney Japonya’da, ayııı topraktan, yılda iki ürün a-lınabilmektedir. Tarlalar arasında, çok yerde meyve ağaçları bulunur. Güneydeki adalarda, portakal ve mandalin gibi güney meyveleri de üretilir. Yolunmuş, bu yüzden kütleşip bodur kalmış dut a-ğaçları, çitler meydana getirir. Bunlardan. ipekböceği beslemek için dal ve yaprak alınır. Tarımla uğraşan herkes,

kümes hayvanlan besler. Çok çalışkan, aynı zamanda gözü tok olan çiftçi aileler, çok çocuklu oldukları İçin, yalnız toprak ürünleriyle geçinemez. Evde sepet, sandal, oyuncak ve benzeri şeyler yaparak gelirini artırmayı bilir. Sıkışık evlerden oluşan köylerin nüfusu, binlerden aşkındır. Besin sağlamak için, deniz ürünlerinden de çokça yararlanılır. Çevre denizleri balık bakımından zengindir. Balıkçıların toplam sayısı 3 milyon kadardır. Balıkçı filosu en büyük ülke Japonya’dır (Bu etkinlik bilimsel yöntemlerle yürütülür. Balık ve pirinç, Japonların ana besinleridir). Topraklar bir bahçe gibi, çapa ile işlenir. Fakat elde edilen ürünler ülkenin gereksimesini karşılamaz. Eksiğin doldurulabilmesi için, endüstri ürünlerini ( artırıp dış ülkelere satmak, sağlanan gelirle besin ve hammadde satın almak kaçınılamaya-cak zorunluklardır. Bu durum Japonya’ nın büyük bir hızla endüstrileşmesine yol açmıştır.

Ancak, adalar madence yoksuldur. Kyuşu Hokkaido kömür yatakları yeterince verimli, taşkömürü de koklaştırıl-maya elverişli değildir. Petrol üretimi gerekenin küçük bir bölümüne yetmektedir. Yağış bolluğu ve eğim çokluğu, su gücünden yararlanmayı kolaylaştırmaktadır. Türlü hammaddeler, dış ülkelerden satın alınmaktadır. Şimdi Japonya’ da, gemi, lokomotif, motorlu taşıtlar ve türlü makineden optik aygıtlara, elektrik araç ve gereçlerine, radyoya, televizyona ve çocuk oyuncağına kadar çok şey yapılmaktadır. Bu işlerde, en ileri ve çağdaş yöntemler uygulanmaktadır. Japon bilginleri ve teknisyenleri, batı ülkelerindeki buluşları aktarmakla yetinmemekte, kendileri de yeni araçlar, aygıtlar ve makineler yapmakta, verimli yeni yöntemler geliştirip uygulamaktadırlar. ,

Japonya’da, büyük fabrikalardan başka, yüz binlerce küçük işletmeler de vardır. Bu işletmelerde ayakkabı, kurşun kalem, bisiklet, oyuncak, ampul, evlerde kullanılan türlü araçlar, aygıtlar ve makineler ve kibrit gibi şeyler yapılır. İşçi ücretleri Amerika ve Avrupa’dakin-den azdır. Böylece Japon mallan iyiliğinden başka, ucuzluğu ile de,- dünya pazarlarında, daha çok alıcı bulabilmektedir.
Japon adalarının en eski ve bilinen ilk ahalisi Aynulardır. Malayalılar ve Moğollar, sonradan gelip yerleşmişler, Aynular, çok kuzeye çekilmişlerdir. Ja-ponlar yazıyla birlikte, uygarlık alanında da Çinlilerden çok şey öğrenmişlerdir. Fakat kendileri de çok yetenekli bir ulustur ve güzel sanatlarda şiirde türlü özellikleri vardır. Budistler çok olmakla birlikte Şinto (Tanrı yolu) dini de yaygındır. Şinto İnançlarında doğa ve özellikle güneş, dedeler, kahramanlar kutsaldır. Güneş Tanrıçası’nın soyundan gelen bir kişi olarak Japon imparatoru da kutsal bir kişi olarak benimsenir.

Japonya, yüzyıllarca, öbür ülkelere karşı kapılarını kapamış ve kendi içinde yaşamıştır. Ancak 1854’te, A.B.D.’nin özendirmesiyle, limanlardan ikisini dış-ticarete açmıştır. Bundan sonra Japonya çok kısa bir zamanda, çağdaş bir devlet, güçlü bir endüstri ülkesi olmuş, eksiksiz bir ordu (deniz, hava ve kara orduları) kurmuştur. Büyük bir vurucu güce erişen Japon orduları, önce Çin ile (1894 – 1895), sonra Rusya’yı etkili bir yenilgiye uğrattı. 1910’da Kore’yi aldı. Birinci Dünya savaşında Bati- Devletleri ile birleşti. 1932’de yeniden Çin’e saldırdı. İkinci Dünya savaşı başladıktan bir süre sonra, 1941’de, A.B.D.’nin Pearl Harbour savaş gemileri üssüne yaptıkları hava baskını ile bu savaşa katıldı. Başlangıçta Japonlar önemli başarılar elde ettilerse de, Amerikan uçaklarının Hiroşima ve Nagazaki kentlerini iki atom bombasıyla yıkması ve ahalisinin hemen tamamının ölmesi üzerine, 14.8. 1945’te savaştan çekildiler; ele geçirilen yerleri geri vermek zorunda kaldılar. İmparator, devletin başında kaldı. Ülke yönetimi demokratik ilkelere göre yeniden düzenlendi. 1951’de Batı devletleriyle bir barış antlaşması yapıldı.

Japonya, dış ülkelere, türlü makineler (%25), demir ve çelik eşya (%12-14), motorlu taşıtlar (%10 – 14), gemiler (%8), dokuma, oyuncak, optik aygıtlar, ham ipek, porselen, cam, balık ürünleri satar.

Advertisement

Yorum yazın