Kan Dolaşımı Nedir

Kan Dolaşımı Nedir

Kan, görevlerinin tümünü tam olarak yapabilmek için, vücudumuzdaki damarlar içinde aralıksız (sürekli) olarak dolaşır. Akciğerlerde oksijenle yüklenir; kalbin pompalamasıyla, onun sol kulakçığından sol karıncığa ve oradan «anaatardamar»a (aort) geçer. Bundan sonra atardamarlara ve onların çok ince kollarına dağılarak, en dışardakilerle birlikte vücudun bütün noktalarına erişir. Atardamarlar, vücudun dış yüzüne doğru gittikçe incelir; en sonunda kılcal damarlara dönüşür. Kılcal damarlar, çok ince olan çeperlerinden, kanın içindeki oksijeni ve besinleri hücrelere verir ve oralarda oluşmuş bulunan karbonik asit ile kalıntıları a-lır. Bu sırada koyu kırmızı renge giren kan kılcal keseciklerde toplanarak damarlara (siyah kan damarlarına) geçer ve kalbin sağ kulakçığı ağzına gelir. Kan dolaşımının bu büyük bölümüne «büyük dolaşım» denir. Kalbin sağ kulakçığından sağ karıncığa ve oradan «Akciğer atardamarına pompalanan, kan, akciğerlerdeki kılcal keseciklere erişir ve burada, soluma yoluyla akciğer keseciklerini dolduran havadan oksijen alır, karbonik asit verir. Buradan, kalbin sol kulakçığına gider. Kanın sağ kulakçıkta başlayıp soi kulakçık ağzında biten hareketine de «küçük dolaşım» denir. Bundan sonra, yeniden büyük dolaşım başlar.

Yetişkin bir insanda 7 litre kadar kan bulunur. Bunun ancak yarısı dolaşıma katılır (3 1/2 litre kadar). Geri kalan bölüm yedek kan depolarında (karaciğer, dalak, deri) durur. Yedek kan ile, herhangi bir nedenle ortaya çıkan kan gereksimesl karşılanır. Atardamarlardaki kan, oksijenden yana zengin ve açık kırmızı renktedir (Bak. Yürek).

Advertisement

Yorum yazın