Keçecizade Fuat Paşa Kimdir

Keçecizade Fuat Paşa Kimdir

Tanzimat devrinin tanınmış devlet a-damlarmdandır (1815 – 1869). Babası şair Keçecizade İzzet Molladır. İstanbul’da doğdu. Medrese öğrenimi gördü. Fransızca öğrendi. Tjbbiyeye girerek doktor oldu. Fakat, dışişlerinde görev aldı. BabIâli tercüme odasına girdi; başmüter-cimliğe kadar yükseldi. 1841’de Londra elçiliği başkâtibi oldu. 1844’te Madrid elçiliğine atandı. Macar ve Leh milliyetçileri Osmanlı imparatorluğuna sığınmışlardı. Rusya ve Avusturya, bunlar en kısa sürede geri verilmezse siyasî ilişkilerin kesileceğini bildirmişlerdi. Bunun üzerine Fuat Efendi olağanüstü büyük elçilikle Rus çarına gönderildi (1849). Orada yaptığı görüşmelerle mültecilerin geri verilmeden siyasi ilişkilerin sürdürülmesini sağladı. Osmanlı devletinin bu davranışı, İngiltere ve Fransa’da çok iyi karşılandı. Fuat Efendi dönüşünde bir süre Bursa’da kaldı. Cevdet Efendi (Paşa) ile «Kavaid-i Osmaniye» adlı bir dilbilgisi kitabı yazdı. 1852’de Mısır’a gönderildi Mısır’ın yıllık vergisini yükseltti. Dönüşte dışişleri bakanı oldu. Bu sırada kutsal yerler sorunu ortaya çıkmıştı. Ruslar, Fuat Efendinin Fransızla-rı tuttuğunu’öne sürmüşlerdi. Prens Mençikof, İstanbul’a geldiğinde doğruca sadrazamı (başbakan) ziyarete gitti. Protokola aykırı görülen bu davranış ü-zerine Fuat Efendi istifa etti. BabIâli, Mençikof’un isteklerini kabul etmedi. Rusların Eflak ve Boğdan’a saldırmaları üzerine savaş başladı (1853). Fuat E-fendi bir süre sonra vezirlik rütbesiyle dışişleri bakanı oldu (1854). İngiliz elçisinin Paris konferansına katılmasını istemediğinden Fuat Paşa görevinden ayrıldı. 1858’de, yeniden dışişleri bakanlığına getirildi. Cebeli Lübnan’da Maru-nîler ile Dürzîler arasında çıkan anlaşmazlığı çözmek ü?,ere olağanüstü komiser olarak Beyrut’a gönderildi. Fuat Paşa, şiddet kullanarak bu olayı bastırdı. Abdülaziz padişah olunca başka bir göreve atandı. Fakat kısa bir süre sonra dördüncü kez dışişleri bakanı oldu; oradan da sadrazamlığa getirildi (1861). Bozulan malî durumu düzeltemedi. Rumeli’deki siyasî durum da gittikçe ağırlaşıyordu. 1863’te sadrazamlıktan istifa etti. Meclisi Vâlâyı Ahkâmı Adliye reisliğine atandı. İkinci kez sadrazam oldu.

Fakat bu görevde fazla kalamadı, 1867* de beşinci kez dışişleri bakanlığına getirildi. Abdülaziz’in Avrupa gezisine katıldı. Yorgun ve hasta olarak geri döndü. Bir süre sonra öldü. Kendisinin Fransız yanlısı olduğu ileri sürülür. Avrupa uygarlığı benimsemişti. Mevlevi tarikatına bağlıydı.

Advertisement

Yorum yazın