Kış Hastalıkları

Kış Hastalıklarına Dikkat!

Hava sıcaklığında oluşan ani değişimler vücut direncini kırıyor. Mevsimsel virüsler de ortaya çıkınca grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar bu dönemde çok sık görülüyor. Bu hastalıkları daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Soğuk havaların başlamasıyla birlikte, tipik kış hastalıkları da birer birer ortaya çıkmaya başladı. İyi bildiğinizi düşündüğünüz bu hastalıkları, İstanbul Özel Hizmet Hastanesi’nden Uzm. Dr. Güldehan Akbaş tüm detayları ve korunma yollarıyla birlikte açıkladı.

Nezle
Çok çeşitli virüslerle oluşan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. “Rhinovirus” adı verilen üst solunum yollarını tutan bir tür mikropla ortaya çıkar. Rhinovirüs, vücutta ya da ellerde saatlerce canlı olarak kalabilir. Bu virüs üst solunum yoluna girip tutunduğu andan sonra kişide iki-üç gün içinde hastalık bulguları ortaya çıkmaya başlar. En erken bulgular halsizlik, hapşırma, burun akıntısı, boğazda kaşıntı, hafif ateş, koku ve tat duyusunda azalma şeklinde olur. Bu bulgular sonraki iki-dört gün içinde iyice kötüleşir ve bu süreçte diğer insanlara bulaşma ihtimali çok artar. Sonraki bulgular seste boğuklaşma ve öksürüktür. Genellikle bulgular bir hafta kadar sürer ancak yaşlılar, çocuklar, direnç bozukluğu olan kişiler, kalp ve şeker hastalarında iki haftayı bulabilir. Son olarak bir hafta kadar süren kuru bir öksürük kalır ve bu da geçtikten sonra hastalık tamamen atlatılır. Bazen virüsün üst solunum yollarında yarattığı hasar, daha şiddetli mikropların oraya yerleşimini kolaylaştırır. Böyle bir durumda sinüzit, orta kulak iltihapları, zatürree gibi daha ağır hastalıklarla karşılaşılabilir.

Grip
Grip genelde nezle ile karıştırılır. Bulguları başlangıçta nezle gibidir, fakat halsizlik daha şiddetlidir. Buna ek olarak belde, bacak ve kollarda kas ağrıları, yorgunluk, baş ağrısı ve ateşe yol açar. Bu belirtilerin beraberinde öksürük vardır, gözler etrafında ağrı da olabilir. Nezlenin aksine elden ele temasla değil hapşırma, konuşma ve öksürme sonucu havaya yayılan küçük partiküller yoluyla yayılır. Grip virüsü üst solunum yollarına girip tutunduktan sonra 12 saatle üç gün arasında bulgular ortaya çıkmaya başlar. İlk üç gün en bulaştırıcı dönemdir.
“İnfluenza” virüsü ile oluşan yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları ile seyreden bu hastalık dikkat edilmezse önemli komplikasyonları olan virütik bir enfeksiyona dönüşebilir.

Sinüzit
Burun etrafındaki boşlukların iltihaplanmasıdır. Alerjisi, yapısal burun bozuklukları bulunanlar, sık sık enfeksiyona maruz kalanlar (öğretmenler, sağlık personeli) ve sigara içenler sinüzite yakalanma riski taşırlar. Soğuk algınlığı sırasında veya burun akıntısı olduğunda, yüzde, yanaklarda, alında veya göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Bu durumda sinüs enfeksiyonu buna neden olur. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri baş, yüz ve göz çevresinde görülen ağrıdır. Bu ağrı genellikle öne doğru eğilince artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler görülür. Hastayı en çok geniz akıntısı, boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder.

Faranjit
Faranjit, boğaz enfeksiyonudur ve bulaşıcıdır. Bazen bronşite de zemin hazırlayabilir. Eğer faranjit yeni gelişmiş ve şiddetli şikayetlere yol açıyorsa “akut faranjit” adı verilir. Ancak uzun süreden beri devam eden ve hastada çok şiddetli olmayan şikayetlere yol açıyorsa “kronik faranjit” adı verilir. Mevsime bağlı hastalıklar olarak nitelendirilebilecek üst solunum yolu hastalıklarından faranjite, kapalı ortamlarda çalışanlarda sık rastlanır. Gün içindeki ani ısı değişiklikleri nedeniyle de ortaya çıkabilir. Boğazın arka duvarının mikrobik, bolik etkilere veya çalışılan ortamın ısısına, tozuna reaksiyon göstermesiyle gelişir. Nezle ve grip gibi ateşli hastalıklar, havadaki zararlı maddeler, sinüzit, alkol veya sigara faranjitin oluşmasında etkendir. Boğazda yanma, ağrılı yutkunma, ateş, boyun lenf bezlerinde şişme görülebilir. Akut faranjitte hastanın şikayetleri daha belirgindir: Boğaz ağrısı, yutkunma zorluğu, boğazda kuruluk, yanma veya hissi, ateş, öksürük gibi şikayetler görülür. Ayrıca boyunda beze, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı, halsizlik-kırgınlık, ses kısıklığı gibi şikayetler oluşur. Kronik faranjitte ise ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi şikayetler pek görülmez. Boğazla ilgili şikayetler daha hafiftir. Boğazda kuruluk hissi, gıcık, yanma, boğaza bir şey takılmış hissi ve buna bağlı olarak hafif yutkunma zorluğu gibi şikayetler olur.

Bronşit
Bronşların iltihaplanmasıdır. Bronşit soğuk algınlığının ardından gelişir. Çok yaygındır. Hastalık etkeni genellikle üst solunum yollarında önceden bulunan ve sık rastlanan virüslerdir. Gelişen bu komplikasyon yaygın kullanılan birkaç antibiyotikle kolayca denetim altına alınabilir. Soğuk algınlığını takiben kuru öksürük yerini balgamlı öksürüğe bırakır. Bazı hastalarda hırıltılı solunum, nefes darlığı ve sırt ağrıları da görülebilir.

Zatürree
Zatürree akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bazı zatürree türlerinde hasta kişiden sağlam kişilere doğrudan bulaşma riski vardır ancak hastalık çoğunlukla hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşmasıyla meydana gelir. Normal durumlarda hastalığa neden olmayan bu mikroplar, vücut savunması zayıf düşmüş kişilerde zatürre oluşumuna sebep olabilir. Hastalıkta bazen sinsi bir ilerleme söz konusudur. Birkaç gün devam eden iştahsızlık, halsizlik, eklem ve kas ağrılarını takiben kuru öksürük, ateş yükselmesi, bulantı, kusma ve baş ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Üşüme, titreme, yüksek ateş ve öksürükle başlar sonrasında bunlara koyu balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı da eklenir. Bu ciddi hastalık mutlaka tedavi ve takip gerektirir.

Akbaş, hastalıklara karşı doğal korunma yöntemlerini göz ardı etmemek gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Doğal besinler ile hastalıklara karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, virüslere karşı kalkan oluşturabilirsiniz. Bu nedenle kış aylarında doğal besinlerin ve özellikle C vitamini yönünden zengin meyvelerin tüketimini artırmalısınız.”

Hastalanmamak için Ne Yapmalı?
Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü, enfeksiyonlara karşı neler yapılması gerektiğini özetliyor.
Düzenli egzersiz yapmak ve vitamin takviyesi almak şart.
Yaz aylarında aktivitelerin artmasıyla bolizmamız çok daha fazla enerji harcar. Kış aylarında ise ısı ve enerji harcaması, koruma amaçlı olarak yavaşlama eğilimindedir. Bu yavaşlama, besinlerin depolanarak vücutta yağ miktarının artmasına yol açar. Dolayısıyla bu dönemde kilo almaya eğilim artabilir ve vücut direnci düşebilir. Bunu yenmek için özellikle bu dönemde düzenli beslenmek, vitamin takviyesi almak ve egzersiz yapmak en iyi çözüm olacaktır.

Hormonal değişimlere dikkat!
Mevsim dönümünde bolizmada bir takım hormonal değişiklikler gözlenir. Örneğin böbrek üstü bezinde üretilen bazı hormonların düzeyinde değişiklikler olabilir. Bu değişim bağışıklık sisteminde zayıflamaya yol açabilir. Bunlara ek olarak alerjik rahatsızlıklar da özellikle ısı değişimi ve viral enfeksiyonların tetiklemesiyle belirgin bir artış gösterir. Havada artan nem miktarı nedeniyle küf mantarları ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan alerjik reaksiyonlarda artış gözlenir.

Kapalı ve havasız ortamlardan kaçının.
Kış aylarında kapalı ortamlarda toplu halde bulunmak hastalıkların kolayca taşınmasına ve bulaşmasına sebep olur. Toplu yaşam alanlarında salgınlar oluşabilir.

Giysiler hava ile uyumlu seçilmeli.
Başta solunum yolunu ilgilendiren kış hastalıkları vücut direncinin azalması ve bulaşma ortamının artması nedeniyle kış aylarında daha sık görülür. Bu tehlikeleri bilip buna karşı önlem almak gerekiyor. Örneğin; hava durumunu takip edip uygun giysilerle dışarı çıkmak, havasız ve kapalı mekanlar ile alerjenlerin yoğun olduğu bölgelerde uzun süre kalmamak enfeksiyonlara karşı koruyabilir. Bol bol taze meyve ve sebze tüketmek, vitamin takviyesi almak da bolizmayı güçlendirir.

Advertisement

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yazın