Mahmuz nedir

Mahmuz nedir
MAHMUZ i. (ar. mihmîz veya mihmâz’-dan mahmuz). Binic. Çizmenin arkasına takılan, binek hayvanını dürterek hızlandırmağa yarayan ve gerisinde düz veya tırtıllı pulu bulunan U biçimindeki demir veya çelik parça. || Mahmuz kayışı, mahmuzu, çizme veya potine tespit etmeğe yarayan meşin kayış. || Mahmuz pulu, binicilerin, çizme veya potin topuğu arkasına taktıkları, bineği dürtüp hızlandırmağa yarayan yıldız biçimindeki yuvarlak demir parçası.

— Arıcılık. Kovanların çerçevelerine peteği tespit etmek için kullanılan maden tekerlekçik.

— Ask. tar. Bk. ansİkl. || Topuk mahmuzu, mahmuz biçiminde, potinin topuğunu çevreleyen ve pantolonun yere sürünmesine engel olmak üzere gerisinde kısa bir sapı bulunan, parlak madenî parça; topuk mahmuzlarını, atlı sınıf subayları ve astsubayları takardı.

— Bayınd. Bir yapıyı* veya duvarı dıştan beslemek için kullanılan destek, payanda. || Bir köprünün ayaklarının uç kısmında çıkıntı yapan taş kütlesi. H Arka mahmuz, bir köprü ayağının, akıntının gittiği yöne yerleştirilmiş mahmuzu. || ön mahmuz, bir köprü ayağını akıntıya, suların sürüklediği cisimlere karşı korumak için, ayağın akıntıya karşı gelen yüzüne yapılan taş veya ahşaptan mahmuz.

— Denize. Düşman gemisinin bordasına girmek ve onu batırmak için bazı eski harp gemilerinin ön tarafında bulunan, ileriye doğru uzanmış takviyeli kısım. (Bk. ansİkl.) || Bir gemiye mahmuz vurmak, bir mahmuzla ona rampa etmek. || Rıhtım mahmuzu (veya çıkıntısı), bir limanın girişinde öne doğru uzanan ve dalgakıran vazifesi gören taş duvar. || Sür’at mahmuzu, eskiden küçük gemilerin (arizo veya torpidobot) baş tarafında bulunan ve geminin suyu daha kolay yarmasını sağlayan çıkıntı, (burun da denilirdi.)

— Folk. Dövüştürülecek horozların mahmuzlarına takılan keskin ve sivri çelik parçası.

— Mad. oc. Kuyuların içini kaplamada kullanılan ve fonttan yapılan özel halka (yüksekliği az, fakat genişliği fazla olan bu halka zemine dayanır; mahmuz, tahkimatın tabanına yerleştirilir. kaplama mahmuzu da denir). || Kesici mahmuz, bir sondaj borusunun zeminde kolayca ilerleyebilmesi için uç kısmına konan pahlı halka. || Kesici mahmuz usulü, normal kalınlıkta akıcı zeminlerde (Ren nehri alüviyonları) kuyu açma. || Kuyu mahmuzu. Bk. ansİkl. || Taban mahmuzu, su geçirmeyen zeminde kuyu kaplamasının tabanına yerleştirilen özel mahmuz.

— Teknol. Kütlesel bir parça üzerinde çıkıntı yapan ve lüle, kama vazifesi gören genellikle silindir biçiminde küçük parça. (Cıvatanın somun içinde dönerek gevşemesini önlemek için bazen cıvataya bir mahmuz eklenir.)

— Vet. Mahmuz daman, beygirin kaburgaları üzerinde bulunan yüzeysel damar. (Bu damar binicinin mahmuzu yüksekliğinde olduğundan mahmuzun keskin tekerleği tarafından kesilebilir.)

— Zır. Başakta kalan çavdar tanelerine verien ad.

Zool. Tavukgillerde ayağın topuk tarafında yukarıda; bazı uzun bacaklılarla perde ayaklılarda ise kanadın dış ekleminde bulunan boynuzsu maddeden sivri çıkıntı. || Çatal tırnaklı bazı hayvanların ayağının iç tarafında bulunan bîr çeşit yumuşak boynuz veya kılsız ur. || Atın, bukağılığı arkasında, paçasının orta yerindeki boynuz parçası. || Böceklerde artbacağı bitişik olan ve diğer sabit kılçıklardan farklı bulunan devingen çıkıntı. |J Erkek yer örümceklerinin çoğunda, akreplerde, ön bacakların altbacak kısmında genellikle çift olarak bulunan çıkıntı. || Kabuklularda başın ilerisine kadar uzanan göğüs kabuğu çıkıntısı (palemonîarda olduğu gibi>. || Gregarinlerde vücudun ön kısmında bulunan az veya çok uzun ve ince uzantı. || Belem-niteslerin kavkılarının arka kısmındaki çıkıntı. (Genellikle fosil olarak kalan tek kısım budur.)

— ansİkl. Ask. tar. Esk. Yunanlılarla Ro malılar yalnız bir ayaklarına mahmuz takarlardı. Ortaçağda, Fransa’da, önceleri mahmuzların ucu koni biçimindeydi. Dişli tekerlek ancak XIII. yy.da ortaya çıktı; mahmuzlar o zaman birtakım kayışlarla tutturulurdu, şövalyeler altın mahmuzlar takarlardı ve bunlar zırhlarının en önemli parçasıydı. XVII. yy.da yüksek ökçeli çizmelere takılmak üzere, mahmuzlara kemerli biçim verildi, bu tarihten sonra dişli tekerleğin boyutları küçüldü. Bağlama kayışları yerine, çengeller, vidalar veya yaylar kullanıldı.

Mahmuz, şövalye sınıfına girenlere tanınan bir üstünlüktü. Bir şövalyeye unvan veren önemli kişi, törenle şövalyeliğe yükseltilen adaya mahmuzlarını kendisi takardı. Görevde büyük bir suç işleme veya rütbe indirilmesi halinde mahkûmun mahmuzlarının sapları testere ile kesilirdi. Mahmuzlar uzun süre bronzlu veya vernikle cilâ-lanmış demirden yapıldı, 1851’den beri parlak demirden olurdu. XIX. yy.da kurmay, istihkâm, süvari okulu, deniz piyadesi sınıfları subaylarıyle generaller, yaldızlı mahmuz taşırlardı.

Mahmuzların iki modeli vardır: gövalye mahmuzu denen cinsi, potine üstten ve alttan kayışlarla tutturulur, âdi mahmuz denen öteki cinsinin kolları fotinin topuğuna takılır. Bunların biçimleri (sivri uçlu pullu, tırtıllı pullu, düz pullu) yüzyıllar boyunca çok değişmiştir.

— Denize. Eski çağda. kadırga mahmuzu, birleştirilmiş birkaç kalastan meydana gelir, bazen uçlarında ahşap veya madenî bir başlık bulunurdu, bunlar kadir, ganin baş tarafına av kesimi hizasına takılır ve bir ile iki metre ileri uzanırdı. Ortaçağda kadırga mahmuzu teknenin bir parçası oldu ve geminin baş tarafı bir burun biçimi aldı. Yelken devrinde mahmuz yoktu. Buhar makinesi ve zırhın gelişmesiyle mahmuz yeniden rağbet gördü. Lissa (1866) muharebesinden sonra ve XIX. yy. sonuna kadar zırhlıların baş tarafı az çok belirgin bir mahmuz şeklini muhafaza etti. Bu tarihten sonra topçuluktaki gelişmeler bu silâhın kesin olarak bırakılmasına yolaçtı.

— Mad. oc. Kuyu mahmuzu, eskiden ahşaptı, bugün beton veya taştan yapılır. Kuyu mahmuzu, üzerine yapılan tahkimatın iyice oturabilmesi için kuyunun dışına taşar. Mahmuz yatay durumunu korumalıdır. Böylece kuyu kaplamasının düşeyliği sağlanmış olur, (lm)


Advertisement

Yorum yazın