Mahya nedir

Mahya nedir
Mahya nedirMAHYA veya MAHYE i. (fars. mâh’tan osmanlıca mâh-iyye > mâhye, mahya). Din. Ramazan ayında birden fazla minareli camilerin minareleri arasında gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya çizilen resim. (Bk. ansİkl.) || Mahya kurmak, minarelerin arasına ip ve-‘ya tel gererek mahya asmak.

— inş. Çatılarda iki eğik düzlemin çatı üst seviyesinde kesişerek meydana getirdiği çizgi. || Mahya feneri, mahya kirişinin üzerinde yükselen küçük kule biçimindeki baca. II Mahya kiremidi, bir duvarın veya bir evin çatı mahyası üzerine döşenen yarım silindir biçiminde, içi oyuk kiremit. (Mahya kiremidi çatının üst kenarını hava etkilerinden korur. Her mahya kiremidi yanındaki mahya kiremitlerine çimento harçla, çatının düz kiremitlerine de içeri su sızdırmayacak şekilde alçı harçla bağlanır.) || Mahya kirişi, çatı örtüsünü taşıyan merteklerin oturtulduğu çatının üst kenar aşığı. (ÇATI OMURGASI, MAHYA AŞIĞI da denir.) || Mahya kurşunu, çatıyı korumak için en üst çizgisini örten kurşun levha. || Mahya örtüsü, evlerin mahyaları üzerine yerleştirilen bükülmüş kurşun levha. || Mahya süsü, yapı iskeletinin üst bölümlerini bezeyen, madenden veya pişmiş topraktan süs.

— ansİkl. Din. Yapılarda, tavan kirişlerini birbirine tutturmak için uzunlamasına konan direğe mahya dendiği ve iki minare arasına çekilen ip de ona benzediği için aynı adı aldığı sanılır.

İslâm ülkelerinde, özellikle sünnî müslümanlar arasında yaygın olan mahyanın ne zaman ve nerede başladığı açıkça bilinmiyor. Selim II zamanında mahya kurulduğunu bildiren Atâ Tarihi de güvenilir belgelere dayanmaz. İstanbul’da, dolayısıyle Türkiye’de ilk mahyanın 1617’de Sultanahmet camiinde kurulduğunu bildiren kesin belgeler vardır, iki minareli camilerde kurulan mahya, genellikle büyük şehirlerde tutundu. Osmanlı devletinde iki veya daha fazla minareli camileri (selatin camileri) yalnız sultanlar yaptırabilirdi. Sadrazamlar, vezirler, devlet îlerigelenleri, zenginler tek minareli camiler yaptırırlardı. 1723’te iki veya daha fazla minareli selatin camilerinde mahya kurulması için padişah fermanı çıktı. Ondan sonra her yıl ramazan ayında mahya kurmak âdet oldu. Mahyalar, içinde zeytinyağı veya mum bulunan fenerlerin, yazı yazacak biçimde, yan yana ipe dizilmesiyle kurulurdu, iki minare arasına gerilen ip veya tele eski harfleri yazabilecek ölçüde belli aralıklarla asılan fenerler, yalpız mahya ustaları tarafından düzenlenirdi. Mahyalar genellikle ramazan ayının on beşine kadar yazı ile, ondan sonra resimle kurulurdu. İslâm dininde resim yapmanın yasak olması göz önünde tutulursa mahya kurmada İslâm inançları dışında kalan bazı görüşlerin de etkisi olduğu anlaşılır. Mahya geleneği, daha çok Anadolu Türkleri arasında yayıldı, tutundu. Mahyaların üzerine yazılan yazılar da aşağı yukarı belliydi. Bunların çoğu Ya Gani, Ya Kâfi, Ya Mabud, Ya Şefi, Ya Kerim, Ya Settar gibi Tanrı adları, inna fetahnaleke fethan mübina gibi dinî cümleler veya savaş zamanlarında Hilâl-i Ahmeri unutma, Hübbül vatan min el iman, Muhacirlere yardım ediniz gibi sözlerdi. Bunların dışında Tebârekâllah, Maşaallah, Bismillah gibi dinî sözler de mahyalarda yer aldı. Mahya kurma, zamanla ayrı bir sanat niteliği kazandı. Bu alanda birçok ünlü mahyacı ve mahya ustası yetişti. Süleymaniye, Sultanahmet, Yenicami, Ayasofya, Fatih ve Şehzadebaşı camilerinde kurulan mahyalar zamana göre bu geleneğin en güzel, en başarılı eserleri sayılırdı. Bazı büyük camilerin, özel olarak bu işle uğraşan ustaları vardı. önceleri mum ve yağ fenerleriyle kurulan mahyalar, camilerin elektrikle aydınlatılmağa başlanması üstüne özellikle renkli ampullerle ve yeni yazılarla düzenlendi. Eskiden çok güç bir iş olan mahyacılık kolaylaştı, bir usta işi, özel bir sanat olmaktan çıktı. Bugün de, özellikle ramazan ayında mahya kurma geleneği sürdürülmektedir. (m)

Advertisement

Yorum yazın