Organik Örgüt Yapısı

Organik Örgüt Yapısı

Organik örgüt yapısı ilk kez Burns ve Stalker adlı iki yönetim bilimcisi ve sosyologun ortaya attıkları bir kavramdır. Düşünürler örgütlerde kesin ve katı rollere göre hareket etmeyi gerektiren mekanistik örgüt yapısının sakıncalarını ortadan kaldıracak alternatif örgüt yapısı olarak organik örgüt yapısının mevcut olduğunu ortaya koymuşlardır.

Organik örgüt yapısında roller gevşek biçimde belirlenmiş bireylere, değişen çevre koşullarına ve buna uygun örgütsel ihtiyaçlara uygun davranabilme olanakları sağlanmıştır. Bu örgüt yapısında bireysel inisiyatif ön plandadır ve bireyler özel bilgi ve deneyimlerini belirlenen rollerine göre değil, yeri geldikçe örgütün ihtiyacına göre kullanabilmektedir. Görev veya roller arasında karmaşaya ve çatışmalara yol açmamak için dikey haberleşmeden çok yatay ve çapraz haberleşmeye önem verilir ve bireyler bu hususta teşvik edilir. İşlerin yapılmasında emir kumandadan çok bilgi verme ve danışma ilişkileri önem kazanmıştır.

Bireysel roller, bireylerin gösterdikleri başarı niteliğine, eğilim ve hobilerine göre zaman zaman kesinlikle katı olmayacak bir tarzda yeniden tanımlanabilmektedir. Çünkü bireylerin ticari, teknik ve endüstriyel alanlarda sahip oldukları bilgi ve uzmanlıkları önemlidir. Bireyler işlerini kendilerine bildirilen hiyerarşik yapı ve kurallara harfiyen uyarak değil, örgütün sosyal, ekonomik, teknolojik vb. gibi değişen ortam koşulları içinde sık sık yeniden belirlemek veya değiştirmek zorunda kaldığı amaç, strateji ve yeni örgütsel ihtiyaç ve görevleri göz önünde bulundurarak yerine getirirler.

Organik örgüt yapısında merkeziyetçilik en aza indirilmiştir. Bu nedenle, tepe yönetimini oluşturan yöneticiler mutlaka herşeyi en iyi bilen ve tüm kararları almaya tam yetkili kişiler olarak düşünülemez.

Düşünürler durumsallık veya koşulsallık yaklaşımı olarak bilinen yönetim görüşünün de öncüleridir. Ani pazar ve teknoloji değişiklikleriyle karşılaşan işletmelerde organik örgüt yapısına doğru bir eğilim olduğunu saptamışlardır.

Sürekli yeniliklerin olduğu ve istikrarın mevcut olmadığı bir örgütsel ortamda organik yapı en iyi sonucu vermektedir. Çünkü artan haberleşme, mevcut planların ve programların yeniden ayarlanabilmesi örgütün çabuk biçimde rol yapısını değiştirebilmesi bu örgütsel biçim sayesinde gerçekleştirilebilir. Aksine, genel ve yakın çevre koşullarının değişken olmadığı, yeniliklerin az olduğu ve örgütsel ortam koşullarının da durgun olduğu kuruluşlarda mekanistik örgüt yapıları daha başarılı olabilmektedir.

Örgütleme alt kategorisi içerisinde
Organik Örgüt Yapısı

Advertisement

Yorum yazın