Orta Oyunu

Orta Oyunu

Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun adıdır. Kökü Orta Asya’ya kadar uzanır. Ancak bir tiyatro türü olarak asıl gelişmesini 15. yüzyıldan sonra göstermiştir. Orta oyunu dekorsuz, metinsiz, suflörsüz bir tiyatro şeklidir. Sahne, seyircilerin orta kısmında yer alan boş bir alandır. Metne dayanmamakla beraber orta oyunu’nun çatısı, temsilden önce ana hatlarıyla tespit edilir.

Oyuncular tespit edilen bu ana hatlara göre oyunculuk kabiliyetlerini kullanarak, tuluatla temsili yürütürler. Oyunu sürükleyen baş oyuncuya «Pişekar» denir. Bu ağır başlı efendiden bir tiptir. Oyunu Pişe-kar başlatır, karşısına oyunun komiği olan «Kavuklu» çıkar. Kavuklu da açık yürekli, ancak anlayışı kıt, saf bir kişidir.

Orta oyunu’nun en önemli bölümleri Pişekar ile Kavuklu’nun karşılıklı konuşmaları şeklinde geçer. Bunların dışında memleketin değişik yörelerine ait karakterler oyunda sırasıyla yer alırlar. Bunlar «Karadenizli, Akdenizli, Doğulu» ve benzeri tipler olabileceği gibi, «Rum, Yahudi, Arnavut, saraylı», «serhoş», «külhanbey» ve benzeri tipler de olabilir. Orta oyunu’nda ayrıca kadınlar da yer alır. Oyunda rol alan kadınlara «Zenne» denir. Ancak bu zenneler kadın kılığına girmiş erkeklerdir.

Orta oyunu, güldürücü sözlere ve nüktelere dayanan bir oyundur. En belirgin özelliği tiyatronun esasını teşkil eden taklide dayanması ve tiyatrodaki dekor, suflör, ışık ve benzeri yardımcı unsurların hiçbirini kullanmamasıdır. Orta oyunu’nda olaylar çok değişik mekanlarda geçebilir, Sanatçı bu mekanları bir kaç adım olduğu yerden hareket ederek ve sözle belirtir.

Örnek:

Yazılı bir metne dayanmayan orta oyunu değişik konularda temsil edilir. Konularına göre isimlendirmek gerekirse:

1 — örf ve adetlere dayanan temsiller: Sünnet, Hamam yb.
2 — Tenkide dayanan temsiller: Mandıra, Çivi baskını vb.
3 — Halk hikayelerine dayanan temsiller: Tahir ile Zühre, Ferhad ile Şirin vb.
4 — Günlük olaylara dayanan temsiller; Kağıthane Safası, Pazarcılar vb.


Advertisement

Yorum yazın