Polikistik Yumurtalık Sendromu Nedir

Polikistik Yumurtalık Sendromu Nedir – Polikistik Yumurtalık Sendromu Nedenleri ve tedavisi hakkında bilgiler

(Stein-Leventhal Sendromu): Bazen adetin tam kesilmesiyle bazen de sıklığının azalmasıyla beraber kadında bir miktar kıllanma ve yumurtalıklarda hafif büyüme görülür. Bu hastalar arasında şişman sayısı, o toplumda o yaştaki kadınlar arasında görülenlerden çoktur. Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Yumurtalığın kapsülünün kalınlaştığı görülmüş ve bunun yumurta hücresinin, yumurtalık yüzeyine çıkmasını engelleyerek yumurtlamayı önlediği sanılmıştır. Bu nedenle yumurtalıklardan bir dilim çıkartıp hastanın yumurtlayabilmesine yardımcı olunmak istenmiş ve başarıya da ulaşılmıştır. Ancak, daha sonra yalnızca kortikosteroidlerin (böbreküstü bezinin kabuğundan çıkan hormonların) verilmesiyle de yumurtlanmanın sağlanması işin öyle sanıldığı kadar basit olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bazı araştırıcılar meselenin, yumurtalığın FSH (bkz. adet fizyolojisi) hormonuna karşı aşırı derecede hassas olması ve gereğinden fazla cevap vermesinden ibaret olduğunu iddia etmişler ve bu nedenle yumurtalıklarda bir çok foliküllerin boylarının büyüyerek yumurtalığa kistik bir görünüş verdiğini belirtmişlerdir. Bu araştırıcılara göre, yumurtalıkdan bir dilimin çıkarılması, yumurtalık kitlesini azaltarak etken olmaktadır.
Meselenin böbreküstü hormon salgısındaki bir bozukluğun sonucu olduğunu, bu hormonlar arasında bulunan erkeklik hormonu artışının kıllanmaya yol açtığını ve yumurtalıklarda da söz konusu gelişimlerin nedeni olduğunu iddia edenler de vardır.
Bu gün, bu hastaların tedavisinde yumurtalıktan dilim çıkarma, kortikosteroid tedavisi yanında yumurtlamayı sağlayan sentetik bir madde olan Klomifen sitrat da kullanılmaktadır.
C. Böbreküstü bezi amenoreleri: Böbreküstü bezinin bazı bozukluklarında amenore görülür. Bunların en önemlisi ‘Konjenital Adrenal Hiperplazi’dir. Konjenital Adrenal Hi- perplazi: (Böbreküstü bezinin doğuştan büyük olması’ve fazla çalışması). Bu durum bazen dişi yalancı hermafroditliğe yol açabilir (bkz. Yalancı Hermafroditlik — Cinsel Gelişim Bozuklukları). Üç tipte ortaya çıkar: Sadece dış üretim organları bakımından erkekleşme gösterenler, erkekleşmeye ek olarak tansiyon yükselmesi gösterenler ve erkekleşme ile tansiyon yükselmesine ek olarak idrar yoluyla vücutlarından aşırı miktarda tuz kaybedenler.
Çok defa durum doğar doğmaz anlaşılabilir: Klitoris, bazen penise benzeyecek kadar büyümüştür. Çocuğun idrarı toplanıp tetkik edildiğinde erkeklik hormonunun yıkım ü- rünü olan 17 – Ketosteroidlerin miktarca fazla oldukları görülür. Sebep olarak kortikosteroidlerin yıkım ürünleri arasında normalde bulunan hidrokortison maddesinin bu hastalarda yeteri kadar meydana gelmemesi gösterilmektedir. Kortikosteroidlerden, böbreküstünü harekete getiren hipofiz hormonu ACTH’ı ( = adrenokortikotropik hormon) kontrol eden ve kanda belirli bir seviyeye ulaştığı zaman ACTH’ın salgısını durduran yalnızca hidrokor- tison’dur. Hidrokortison yoksa ya da azsa, ACTH salgısı devam eder ve böylece böbreküstü bezi sürekli olarak yüksek bir seviyede uyarılmış halde çalışır ve böbreküstü bezinin salgıladığı hormonlar arasında bulunan erkeklik hormonu da bu ara fazla salgılanacağından hastada kıllanma, eğer bu bozukluk kişi ana rahminde bulunduğu yani dış üretim organlarının şekillendikleri dönemde başlamışsa dış ü- retim organlarında da erkekleşme görülür.
Bu hastaları tedavi için dışardan kortison verilir ve bu ACTH salgısını azaltarak durumu normale çevirir.
D. Hipofiz amenoreleri: Hipofiz hastalıklarının çoğu adet bozukluklarına yol açar. Bunların en önemlileri şunlardır:
a) Hipopituiterizm (Sheehan sendromu): Doğumda aşırı döl yatağı kanama sonucu, hipofize uzun süre kan ulaşamaması yüzünden, bazen de başka bir etkenle hipofiz bezinin önemli bir bölümü yıkıma uğrarsa bu hastalık ortaya çıkar.
Doğumdan sonra kadın çocuğunu emziremez, bir daha adet göremez, cildi kurur, koltukaltı kılları dökülür, soğuğa dayanamaz, uyuşuk bir hal alır.
Hipofizin kısmî yıkıma uğraması sonucu yalnızca yumurtalıkları uyaran FSH ve LH değil, tiroidi uyaran TSH (Tiroid’i Stimüle Edici Hormon), ACTH (Böbreküstü Bezini Uyaran Hormon) da az salgılanır. Bu nedenle ortaya çıkan haller yalnızca adet görmemeğe bağlı değillerdir. Bu nedenle, hastaya sadece yumurtalık hormonları değil tiroid ve böbreküstü bezi hormonları da verilir.
b) Hipofizde veya yakınında bulunan tümörler (Urlar): Hipofizden veya beynin hipofize komşu bölgelerinden çıkan urlar,hipofize baskı yaparak bu organın çalışmasını durdurur ve Sheehan sendromundaki bulgulara benzer durumlara yol açarlar. Hastada adet kesilmesi bu tip bir urun ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle hasta bir sinir hastalıkları uzmanına değil bir kadın-doğum uzmanına gidecektir. Normal adet görürken -gebe olmadığı halde- üretim çağında birdenbire adetten kesilen bir kadınla karşılaştığı zaman kadın-doğum hekimi bir beyin uru ihtimalini ortadan kaldırmakla görevlidir. Bu amaçla hipofizin içine yerleşmiş olduğu kemik çukurun herhangi bir urun baskısıyla büyüyüp büyümediğini anlamak için kafatası filmi çekilir. «Türk eğeri» adı verilen bu çukurdaki büyüme, hipofiz urunun varlığını düşündürür. Bu bölgenin yakınından görme sinirleri de geçer. Bu nedenle, göz hastalıkları uzmanı kadının görme alanının darlaşıp darlaşmadığını tespit ederse ve bu alanda bir darlaşma bulursa bu da aynı kuşkuyu uyandıran bir bulgu olur.


Advertisement

Yorum yazın