Psikoz Nedir – Belirtileri Nelerdir

Psikoz Nedir – Belirtileri Nelerdir

PSİKOZ Nevrozun dışında kalan bütün akıl hastalıklarını belirten bir terim. Kişiliğin az ya da çok derin bir şekilde parçalanması ve gerçeklerin tam olarak değerlendirilmemesi psikozları belirleyen iki temel öğedir. Çeşitli psikozların belirtileri de değişiktir. İç nedenlerde ortaya çıkan psikozların oluşumu kişinin yapısına bağlıdır. Manyak-depresif psikoz, şizofreni ve paranoya hallerinde ise kalıtsal nedenler de rol oynar. Dış kaynaklı psikozlar bir takım dış etkenlerden (toksik, darbesel, toksik-enfektif) meydana gelir. Organik psikozlar ise merkezsel sinir sistemindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkarlar.
Psikanalitik kurama göre gerek psikoz ha ünde, gerek nevroz halinde «ben» ile dış dünya arasında bir çatışma vardır. Nevrozlarda ben, dış dünyanın kurallarına boyun eğmeğe çalışır; psikozda ise ben bu kurallara boyun eğmeği kabul etmez, kaçmayı ve kendi içine kapanmayı tercih eder.
Alkol psikozuna içki içenlerde rastlanır; alkol psikozu alkolün zararlı etkilerinden ileri gelir ve gitgide ağır bir hal alan çeşitli belirtilerle ortaya çıkar. Bunların başlıcaları deliri- um tremens, paranoit tipli alkol psikozu, kor sakov psikozu ve alkolik bunamadır.
Darbesel nevrozlar baş üzerinde meydana gelen darbelerden ileri gelir. Gebelik psikozu ise zaten ruhsal bakımından dengesiz olan kadınlarda gebelik esnasında ortaya çıkar. Gebelik psikozunda, daha önceden .kadında gizli bir biçimde var olan ruhsal yozlaşma, gebelik sırasında bir hastalık halinde patlak vermek için elverişli ortamı bulur.
Manyak-depresif psikoz: Duygusal alanda meydana gelen yozlaşmanın bir yönde (örneğin coşkunluk, duygusal çöküntü) değilde, birbirine karşıt iki yönde gerçekleştiği bir psikoz hali. Nitekim hastalığın gelişimi sırasında coşkunluk krizleri ile melankolik çöküntü krizleri az çok düzenli olarak birbirini izler. Bu yüzden hastalığa manyak depresif psikoz denilir.
Hastalık coşkunluk ve melankolik çöküntü krizleri ile belirlenir. Coşkunluk krizleri aniden ortaya çıkar. Bu krizlerde hiç bir nedene dayanmayan gürültülü sevinç belirtileri, yabancı kişilerle bile aşırı bir samimiyet, aşırı bir konuşma ve yazma eğilimi görülür. Bu konuşma ve yazılarda genellikle hiç bir mantiki gidiş yoktur. Çoğu kez düzensiz, çelişkilerle dolu ve gelişigüzel bir özellik taşırlar. Birçok hallerde, aşırı coşkunluk krizleri birdenbire hiç bir belirli nedene dayanmayan yön değiştirirler. Neşeli, iyi ve geveze olan hasta birdenbire içine kapanık, saldırgan, öfkeli ve sıkıntılı bir tutum alır. Buna öfke manisi adı verilir. Bu hal düzensiz ve kontrol altına alınamayan ruhsal bir çalkantı ile belirlenir. Bu gibi hallerde hasta toplumsal yasaklara, zorluklara ve zıtlıklara, başkalarının zorlama ve fikirlerine karşı şiddetli tepkiler gösterir. Daha ağır krizlerde sanrılar, kuruntular ve delirium kökenli fikirler hastaya egemen olur.
Melankoli krizlerinde ise hasta derin bir şekilde sarsılmış, şüpheci, her şeye ve herkese karşı kayıtsız bir haldedir. İradesizdir, en sevdiği yakın dostlarının bile arkadaşlığına tahammül edemez. Bunun yanı sıra az ya da çok devamlı ağlama krizleri, derin bir sıkıntı hissi, delirium kökenli fikirler, aniden beliren anormal düşünceler, ahlakî bir çökkünlük, vicdan azabı birbirini kovalar.
Genelikle oldukça ağır olan manyak-depresif psikoz hallerinde hasta en kısa zamanda‘bir akıl hastalıkları hastanesine yatırılmalıdır. Çünkü kriz esnasında cinayet işleyebileceği gi bi intihar da edebilir. Ayrıca kriz esnasında bir yere çarparak kendini yaralayabilir. Son yıllarda şok tedavisi yardımı ile hastalığın gelişimi olumlu bir biçimde değiştirilmektedir. Özellikle coşkunluk ve çökkünlük hallerinde olumlu sonuçlar elde edilmektedir.


Advertisement

Yorum yazın