Rh Faktörü – Rhesus Faktörü Nedir

Rh Faktörü – Rhesus Faktörü Nedir

RHESUS FAKTÖRÜ Alyuvarların yüzeyinde bulunan bir tür antigen. Rhesus faktörünün varlığı ilk kez 1940 yılında Landsteiner ve Wiener tarafından ortaya çıkarılmıştır. Tavşan ve hintdomuzlarının kanlarındaki serumla Rhesus maymunun alyuvarlarını birleştiren bilginler, alyuvarların kümeleştiğini saptamışlardır. Bu deneyde, Rhesus maymunun alyuvarlarının yüzeyindeki bir antigen, tavşan ve hint- domuzunun kan serumunda belirli bağışıklık cisimlerinin oluşmasına ve serumun alyuvarları kümeleştirmesine yol açmıştır. Daha sonra insanlar üzerinde denemeler yapan Landsteiner ve Wiener, bazı kişilerde kan serumunun alyuvarları kümeleştirdiğini, bazılarında ise kümeleştirmediğini saptayarak kümeleşen alyuvarları Rh pozitif olarak belirlemişlerdir. Rh antigenini içermediği için kümeleşmeyen alyuvarlar ise Rh negatif olarak adlandırılmışlardır. Landrsteiner ve Wiener’in bu gözlemleri kan nakillerinde ve yeni doğan bebeklerde ortaya çıkan kan bozuklarına ilişkin çalışmaları etkilemiştir. Uyuşmazlık ve bozukluğa Rh bağışıklık cisimlerinin yol açtığı anlaşılmıştır.
Kan nakillerinde kan nakledilen kişi ile kan verenin kanlarının uyuşmaması çok tehlikeli sonuçlara yol açar. Uyuşmazlık genellikle A, B, 0 ve Rh grupları arasında meydana gelir. Bu iki antigen bağışıklık cisimlerinin oluşmasına yol açar. Kanı Rh negatif özellik gösteren bir kişde Rh faktörüne karşı bağışıklık cisimleri oluşmaz; ancak, yanlışlıkla bu kişiye Rh pozitif özelliği olan kan nakledildiğinde, hastada Rh faktörüne karşı bağışıklık cisimleri meydana gelir. Rh faktörüne duyarlık kazanan bu hastaya bir kez daha Rh pozitif kan verilirse, nakledilen kan hücreleri bağışıklık cisimleri tarafından yok edilirken, ağır hemoliz o- luşturan bir tepki meydana gelir. Bu tepki böbrekleri iş göremez bir duruma sokan serbest hemoglobin oluşmasına yol açar.
Anne ve çocuğun kanlarındaki Rh uyuşmazlığında tepkiler daha karmaşıktır. Dölyatağı içi hayat sırasında annenin Eh negatif, çocuğun Rh pozitif olması halinde kansızlık başgösterir. Çocuğun alyuvarları plasentadan geçerek annenin kanına karışır, annede anti-Rhesus bağışıklık cisimleri meydana gelir. İlk çocuk genellikle bu kan uyuşmazlığından etkilenmez. Ancak ikinci Rh pozitif çocuk, ilk çocuk kadar şanslı olamaz. Anne ikinci çocukta Rh faktörüne karşı ilk çocukta duyarlılık kazanmış olduğu için hemen ve çok miktarda anti-Rh bağışıklık cisimleri üretir. Anne kanı plasentadan çocuğa geçtiğinde bu bağışıklık cisimleri çocuğun alyuvarlarını öldürerek tehlikeli sonuçlara yol açarlar. Bu tehlikeli sonuçları önleyecek yöntemler günümüzde oldukça gelişmiştir. Dölyatağındayken çocuğun kanı değiştirilebilir ya da annenin kanında anti-Rh bağışıklık cisimlerinin oluşması ilk çocukta ve daha sonraki çocuklarda etkili bazı ilâçlarla önlenebilir.
Rh sistemi antigenlerine karşı bağışıklık cisimleri değişik koşullarda gelişebilir. Örneğin, bir ilâcın yan etkisi olarak bu bağışıklık cisimleri meydana gelebilir. Bu durum ilâcın yol açtığı hemoliz oluşturan kansızlık olarak adlandırılır. Özellikle yüksek tansiyon tedavisinde uygulanan metildop adlı ilâcın yan etkisi olarak böyle bir kansızlık görülür.


Advertisement

Yorum yazın