Romancero

ROMANCERO i. (isp. k.). Gerek aynı dönemde yazılan, gerek aynı efsaneyle ilgili, ya aynı yazarın, ya da belirli bir yazar grubunun manzumelerini biraraya getiren İspanyol romance’ları derlemesi. || Ispanyol edebiyatına has bir tür sayılan romance’lar bütünü: İspanyol romancero’-su.

— ANS1KL. En eski romancero’lar ancak

XV. yy.ın ikinci yarısına kadar uzanır. Gerçekten de, kaynağı pek iyi bilinmeyen romance’lar önceleri yalnız sözlü gelenekle aktarılmıştı; XV. yy. sonuyle XVI. yy.m ilk yarısında tek tek yapraklara (pliegos suel-tos) basıldı; bu yapraklar, XVI/ yy.m ortasına doğru derlemeler halinde toplandı.

En eski derlemeler imzasızdır; konularının, o zamandan beri hemen hepsi kaybolan epik manzumelerden (Cantares de Ges-ta) veya kroniklerden alındığı sanılır. Bu eski romancero’ların konuları, Magnplıla-ra karşı yapılan savaşların destanları, bre-* ton çevriminden veya millî geleneklerden alman romanesk hikâyelerdir, ancak, epik ve romanesk bir konunun, kuralları oldukça erken belirlenmiş lirik bir türe nasıl dönüştüğü bilinmez. En eski romancerolar arasında Sin Ano denen (1545-1550), Anvers Cancionero’su, Partes de la Silva de Varios Romances (Zaragoza ve Barcelona, 1550), Le Romancero de Fuentes (Sevilla, 1550) sayılabilir.

XVI. yy.m ikinci yarısından itibaren derlemeler imzalanmağa başlandı ve bilgin şairler tarafından yazılan veya elden geçirilen şiirler de daha düzgün bir yapıya kavuştu: Sepulveda’nm Romances Sacados Nuevamente de Historias Antiguas’ı (1551), Timoneda’nm Rosa de Romances’i (1572) bu dönemden kalmadır. XVII. yy., ilk iki bölümü 1602 ve 1604’te çıkan ve o zamana kadar yayımlanan bütün romance’leri derleme iddiasında olan Romancero General dönemidir. Bu dönem aynı zamanda belirli bir efsaneye bağlı bütün şiirlerin derlemeler halinde toplandığı dönemdir: Cid’-in Romancero’ları (1612), Lara’nm İnfan-te’leri (1626). Bütün bu derlemeler, geçmişin mirasını biraraya topladı ve yer yer geleneksel romansın biraz sunî bir şekilde taklidi olan yeni eserlerle de zenginleşti. XVII. yy.dan günümüze kadar romance türü terk edilmedi, ama daha çok halk romance’leri meydana getirildi; bununla birlikte, Federico Garcia Lorca’nm Romancero Gitan’i (1928) gibi öbür avrupa edebiyatlarında benzeri olmayan bir şiir biçiminin devam ettiğini gösteren romance-ro’lar da yazıldı.
XIX. yy.dan beri ı omancero’ların sayım ve yayımı için birçok bilimsel çalışma yapıldı ve özellikle geleneksel derlemelerde yer almayan şiirler araştırıldı. Meselâ, XVI. ve XVII. yy. tiyatrosu, ilkel biçimleriyle olmasa bile, hiç değilse küçük değişiklikler ve elden geçirmelerle tarihî ve efsanevî konulu romance metinlerini muhafaza etti. Romencero’ların yayımına ayrılan büyük eserler arasında Jacob Grimm’in (Silva de Varios Romances, Viyana, 1815), Depping’-in (Sammlung der Besten Alten Spanischen Romanzen [En Güzel Eski İspanyol Ro-mancero’ları Derlemesi], Leipzig, 1817), A. Duran’m (Romancero General, 1849-1851),

F. Wolf’un ve Ch. Hofmann’m (Primavera y Flor de Romances, Berlin, 1856), Me-n6ndek, y Pelayo’nun (Antologia de Poetas Liricos Castillanos’un [Castilla Lirik Şairleri Antolojisi] VIII. ve IX. cildi) ve Me-nendez Pidal’in (Flor Nueva de Romances Viejos, 1928) eserleri sayılabilir. (L

Advertisement

Yorum yazın