Romanya Ekonomisi

Romanya Ekonomisi
HAYAT SEVİYESİ VE İKTİSADÎ GELİŞME

1950-1960 Arasında resmî millî hasıla indisi yüzde 168 arttı; bu oran, Avrupa’da kaydedilen en yüksek artış yüzdelerinden biridir ve eskiden yalnız şehirlerde görülen komün kalkınma yüzdesinden (yılda yüzde 2) çok yüksektir. Ama hayat seviyesi henüz yetersizdir. Bununla beraber durum, İkinci Dünya savaşının sonundan beri özellikle hizmetler kesiminde çok düzeldi. Mesken alanında önemli programlar gerçekleştirildi; köylerde özel inşaatlar desteklendi; savaştan ^önce başlanan kolektif binalar yapımına devam edildi. Köylerin elektriklendirilmesi, radyo ve eskiden yalnız şehirlerde görülen komün faaliyetlerinin sistemli bir şekilde geliştirilmesi köy hayatını büyük ölçüde değiştirdi. Şehirlerde işçi dernekleri, sendika evleri ve kamu kütüphaneleri kuruldu. 1938-1960 Arası sinema sayısı on kat, seyirci sayısı dört kat arttı. Karayolları alanında başlıca çaba anayolların geliştirilmesine harcandı. Kamu sağlığı ve öğretim alanında önemli işler gerçekleştirildi.
Bu düzenlemeler rumen ekonomisinin gelişmesindeki dinamizmi yansıtır. İkinci Dünya savaşı ertesinde Romanya, çok zarar gören ekonomisini geliştirmenin yollarını aramağa koyulmuştu. Güç bir durumda işe başlayan Romanya, S.S.C.B.’nin yönettiği bloka kayarak ekonomisinde sosyalizasyona girişti. 1948’de sanayi işletmelerinin, bankaların, madenlerin, ulaşımın ve sigorta şirketlerinin devletleştirilmesine karar verildi. Tarım alanında 1945’te bir toprak reformu hazırlandı ve uygulandı: bu reformun amacı 50 hektardan büyük topraklara yani ekilebilir toprakların yüzde 15’ine (tarım topraklarının yüzde 10’u) elkoymaktı. Reformla elkonulan 1 968 000 hektar toprağın 1 109 000 hektarını devlet topraksız (400 000 kişi) ve küçük topraklı (500 000 kişi) köylülere dağıttı: geri kalanını kendine ayırarak büyük bir kısmında devlet çiftlikleri kurdu. 1948’de kral Mihail’in tahttan feragatinden sonra krallık toprakları devlet topraklarına katıldı ve kiliselerle, hayır ku-rumlarının topraklarına elkondu. Aynı yıl sonunda devlet toprakları 9 milyon hektarı (2,9 milyonu tarım arazisi) buldu. Bu toprakların onda birinden azında devlet çiftlikleri kuruldu; geri kalan kısımları köy otlaklarına, belediye topraklarına, devlet işletmelerinin yönettiği ek işletmelere verildi veya nadasa bırakıldı. O tarihten beri tarım işletmelerini kooperatiflere dayandırmak için yoğun çaba harcandı: bugün köylülerin tek tek işledikleri ekilebilir toprakların oranı toplamın yüzde 14’üdür.

Devletleştirme sonuçlandırılıp toprakların kolektifleştirilmesine başlandıktan sonra Romanya, ekonomisini kalkındırmakla uğraştı. İlk birer yıllık planlardan sonra (1949 -1950), Rumen hükümeti uzun vadeli hedefler tespit ederek soyalist bir ekonomi kurmağa girifti. İlk beş yıllık (1951-1955) planın, siyası ve İktisadî bir hedefi vardı: sanayii tamamlayarak ve «küçük tarım üretiminden» derece derece kır kesimini kolektifleştirmeye geçerek ülkenin İktisadî yapısının değiştirilmesi. Bu genel siyasî hedefin yanı sıra planın başlıca İktisadî hedefleri şunlardı: petrol sanayiinin geliştirilmesi, e-nerji potansiyelinin artırılması, maden a-raştırmalarmın yoğunlaştırılması, sanayi ü-retimi kapasitesinin (özellikle çelik sanayiinin) geliştirilmesi. 1955 Sonunda sanayi ü-retimi hacmi 1938’dekinden 2,9 kat çoktu. Bu ilk beş yıllık plan sırasında, başlıca yatırımlar çelik sanayiine, kimya sanayiine ve yeni sanayilere (petrol, maden ve tarım âletleri yapımı) yapıldı. 20 Elektrik santralı inşa edilmesiyle elektrik üretiminin geliştirilmesine büyük çaba harcandı. Bununla birlikte bütünüyle ele alınırsa, sanayi hedeflerinin seçiminde aşırılığa kaçıldığından çoğuna ulaşılamadı. Tarım alanında, tahıl ü-retimi artmadı; sanayi bitkileri üretimi çoğaldı. İkinci beş yıllık planda (1955-1960), üretim araçlan sanayiine, özellikle ağır sanayiye ve hammadde üreten sanayilere öncelik tanındı. Yatırımların yansı ağır sanayiye ve ancak yüzde 6’sı tüketim mallarına yapıldı. Plan sonunda gaynsafî sanayi hasılasının üçte iki arıtmasının sebebi, demir metalürjisi, makine yapımı ve kimya sanayiinde üretimin hedefleri aşmasıdır. Gerçek ücret artışlarının (yüzde 62), temel tüketim malları üretiminin artışından çok fazla olması dış ticarette açığa yol açtı.

1965’te 100 kişiye bir özel otomobil, 50 kişiye bir televizyon düşüyordu; kişi başına çelik üretimi 200 kg’dan azdı ve elektrik üretimi 1 000 kW/saat kadardı. Sağlık ve sosyal hizmetler alanında durum çok daha iyiydi: 730 kişiye bir doktor düşüyordu. Şehirciliğe bağlı olarak mesken alanında gerçekleştirilen büyük çaba özellikle köylerden şehirlere göçün (Romanya bugünkü şehirlerin yakınında yeni meskenler yaratmağa yöneldi) sonucudur. 1966-1970 Beş yıllık planında sanayileşmenin geliştirilmesine (sanayi üretiminin yüzde 70 artması tasarlandı) a-ğırlık verildi; bu, halkın yarısından çoğunun hâlâ tarım kesiminde çalıştığı ülkede hayat seviyesini yükseltmenin başlıca şartıydı. İlk sonuçlar umut verici oldu: 1966’da toplam sanayi üretimi yüzde 12 kadar arttı: elektrik üretimi 20 tW/saati aştı. (Bk. EK CİLT)

Advertisement

Yorum yazın