Tüketim Nedir

Tüketim Nedir

tüketim, iktisatta mal ve hizmetlerin nihai olarak kullanılıp tüketilmesi. Bu anlamda tüketim, ürünlerin başka malların üretiminde kullanılmasını içermez. Ekonomik istatistiklerde işletmelerin fabrika ve makine alımları  yatırım olarak kabul edilir ve tüketim sayılmaz, ama özel kişilerin satın aldıkları dayanıklı mallar tüketime katılır.

Yukarıdaki tanımıyla tüketim gelişmiş ülkelerde gayri safi milli hasılanın (GSMH) aşağı yukarı dörtte üçünü oluşturur. Bunun yüzde 15-20’sini de kamu kesiminin yaptığı savunma harcamaları, toplumsal amaçlı ödemeler, memur maaşları ve kamu işletmelerinin cari harcamaları oluşturur. Özel harcamaların gıda ile dayanıklı ve dayanıksız mallar arasındaki dağılımı ekonomik açıdan birbirine benzeyen gelişmiş ülkelerde büyük benzerlik göstermektedir. Bütün ülkelerde yaşam düzeyi yükseldikçe gıda harcamalarının payı azalmakta, dayanıklı ya da lüks tüketim mallarına yapılan harcamaların payı yükselmektedir. Bunun nedeni gıda tüketiminin esnekliğinin görece düşük oluşudur; yani, belli bir yeterlilik düzeyine bir kez ulaşıldıktan sonra gıda harcamaları gelirdeki artışlardan daha yavaş artma eğilimi göstermektedir. Sanayileşmiş ülkelerde bir başka etken, büyük ölçekte üretim ile teknik ilerlemenin sonucu olarak dayanıklı malların fiyatlarının daha düşük olması, bu sayede tüketicilerin daha büyük bir bölümünün bu mallan satın alabilmesidir. Azgelişmiş ülkelerde tamamen güvenilebilir veriler bulunmamakla birlikte, istatistiklerin gıda harcamalarının oran olarak gelişmiş ülkeler-dekinin yaklaşık iki katı olduğunu ve hane-halkı bütçelerinin yüzde 75’e varan bir bölümünü oluşturduğunu, dolayısıyla dayanıklı tüketim mallan alımı için geriye küçük bir bölümünün kaldığını göstermektedir. Bazı kırsal alanlarda gıda harcamalarının çok küçük bir yer tutması, yerel ekonomik etkinliklerin geçimlik niteliğini yansıtır.

Tüketici davranışını açıklayan klasik iktisat kuramı marjinal fayda kavramı üzerine kurulmuştur. Bu kurama göre, tüketici bir ürünün satın alınmasından belli bir tatmin yani fayda sağlar, ama aynı üründen satın alınan miktar arttıkça ek miktarlardan elde edilen tatmin azalır. Tüketicilerin akılcı olduğu, dolayısıyla harcamalarını mallar arasında tüm satın alışlardan elde edilecek toplam tatmin en yüksek olacak biçimde dağıttığı varsayılmaktadır. Bu basit ekonomik modele göre tüketimin iki ana belirleyeni gelirler ve fiyatlardır. Karmaşık bir modern toplumda toplumsal baskılar, moda, alışkanlık vb gibi unsurlar da rol oynamakla birlikte, asıl belirleyicilerin fiyat ve gelir olduğu hâlâ doğrudur.
İktisatçılar mal ve hizmetlere olan tüketici talebindeki değişmeleri açıklamak için ürünlerin fiyat ve gelir esnekliğini hesaplama yöntemleri geliştirmişlerdir. Belli bir gelir artışı karşısında talebi oransal olarak daha fazla artan ürünler (örn. lüks mallar) gelir esnekliği yüksek mallar; talebi oransal olarak daha az artanlar ise gelir esnekliği düşük mallar olarak tanımlanır. Benzer biçimde, fiyat esnekliği de talebin fiyat değişiklikleri karşısındaki duyarlığını ölçer. Eğer talepteki değişiklik oransal olarak fiyattaki değişiklikten daha küçükse malın talebinin esnek olmadığı, oransal olarak daha büyükse esnek olduğu kabul edilir. Gelir esnekliği gıdaya yapılan harcamaların gelir içindeki payının gelir arttıkça düştüğü gözleminin niceliksel ölçüsünü verir. Gelişmiş ülkelerde sıradan gıda maddelerinin gelir esnekliği 0,3 dolayındadır. Dayanıklı tüketim mallarının ve lüks malların gelir esneklikleri ise l’den büyüktür.

Kolaylıkla ikame edilebilen temel malların fiyat esnekliği genellikle yüksektir; bunların fiyatlarındaki bir artış taleplerinde daha büyük oranda azalmaya yol açmaktadır. Kıt ya da ikamesi güç olan ürünlerin (örn. otomobiller için benzin) fiyat esnekliği ise düşüktür; belli bir fiyat artışı karşısında bunların taleplerindeki düşme oransal olarak daha az olur.

Tüketicilerin akılcı bir biçimde davranması için malların fiyatlan ve nitelikleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmaları gerekir. Tüketim mallarının çoğu, tüketicilerin doğrudan karşılaştırma yapmalarını olanaksızlaştıracak kadar karmaşıktır. Bu tür güçlükler birçok gelişmiş ülkede tüketici örgütlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu örgütler üyelerinin yararlanması için birçok tüketim malının fiyatlarını ve niteliklerini karşılaştım (bak. tüketiciyi koruma).

Akılcı tüketici davranışının istisnaları çoktur. Yaygın bir istisna “gösteriş tüketimi” dir. Bu, bir ürünün aşırı yüksek fiyatının o ürünün saygınlığını artırarak, basit fiyat-talep bağıntısının öngördüğünden çok daha yüksek bir talebe yol açmasıdır. Reklamın ikna gücünün tüketim kalıplarında bu tür çarpıklıkları pekiştirdiği ya da yenilerini yarattığı zaman zaman öne sürülmektedir.

Advertisement

Yorum yazın