Türk – Amerikan İkili Anlaşmaları

Türk-Amerikan ikili anlaşmaları, Türkiye’nin askeri ve ekonomik yardım karşılığında ABD’ye askeri ve ekonomik kolaylıklar sağlamasını öngören 100’e yakın anlaşma. Bir bölümü iki ülkenin anayasal temsili organlarında onaylanarak yürürlüğe ginniş, büyük çoğunluğu ise ya bu anlaşmalara ya da Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 3. maddesi ile antlaşmanın 7. ve 8. maddelerinin uygulanmasına ve değiştirilmesine ilişkin yasanın 1. maddesine dayanarak yürütme antlaşmaları biçiminde Dışişleri Bakanlığı ya da Genelkurmay Başkanlığı tarafından imzalanarak, genellikle imzalandıklan gün yürürlüğe girmiştir. Bunlar dışında sözlü mutabakat biçiminde olan ikili anlaşmalar da vardır.

Türkiye ile ABD arasındaki ilk ikili anlaşma 12 Temmuz 1947’de imzalandı. Türkiye’ye 100 milyon dolarlık askeri ve ekonomik yardım yapılmasını öngören bu anlaşmayla ABD’ye Türkiye’de üs kurma başta olmak üzere bir dizi askeri ve ekonomik ayrıcalık tanınıyordu. Anlaşmanın 4. maddesi, silah ve askeri malzemeyi de içeren ABD yardımının amacı dışında ve ABD’nin onayı dışında kullanılmasına izin vermiyordu. Genellikle bu anlaşmanın hükümlerine atıfta bulunularak imzalanan öteki ikili anlaşmalann en önemlileri şunlardır:
Ortak Güvenlikle İlgili Anlaşma (7 Ocak 1952): Bu anlaşmayla Türkiye ABD’nin askeri girişimlerini destekleme ve gerekirse yardım etme yükümlülüğü altına giriyordu.

Kuvvetlerin Statüsüne ilişkin Anlaşma (10 Mart 1954) ve bu anlaşmanın uygulanmasına ilişkin anlaşma (16 Temmuz 1956): Bu anlaşmalar Kuzey Atlantik Antlaşması uyarınca taraflar arasında yapılacak işbirliğini daha etkili kılmak için ülkelerin karşılıklı olarak birbirlerinin topraklarında tesis kurmasını, askeri personel bulundurmasını ve bunların bağlı olacağı yargı organları ve usulünü düzenliyordu. Anlaşmaya göre Türkiye’de görevli olarak bulunan Amerikan askeri personeli Amerikan yargı sistemine göre yargılanacaktı.

Askeri Kolaylıklar Anlaşması (23 Haziran 1954): Bu gizli anlaşmaya göre Türkiye’de bir Amerikan stratejik hava üssü kurulacak, Amerikan uçakları Esenboğa, Diyarbakır, Eskişehir ve İzmir havaalanlarından, Amerikan gemileri Türkiye limanlarında bann-ma ve onarım kolaylıklarından yararlanacaktı. Tesis kurmak amacıyla ABD’ye Türkiye topraklarında bedelsiz arazi tahsis edilecekti. Bu anlaşmaya dayanılarak daha sonra askeri nitelikte ve teknik düzeyde 50 kadar protokol ve sözleşme imzalandı. Gene bu anlaşmaya dayanılarak 13 ikili anlaşma imzalandı.

Vergi Muafiyeti Anlaşması (23 Haziran

1954): Bu anlaşmaya göre Türkiye Kuzey Atlantik Antlaşması gereğince ve ikili anlaşmalar uyarınca yapılacak ortak savunma harcamaları için vergi almayacak ve bu alanda başka kolaylıklar da sağlayacaktı.

Ortak Savunma Yardım Programına Göre Verilen Artık Teçhizat ve Malzemenin Kullanılmasına İlişkin Anlaşma (26 Mayıs 1956): Bu anlaşmaya göre ABD, ortak savunma için artık gerekli olmayan teçhizat ve malzemenin bir üçüncü devlete transferine izin verebilecek ya da bu malzeme ve teçhizat ABD tarafından başka biçimde kullanılabilecekti. Ama böyle bir durumda söz konusu malzeme ve teçhizat istenen yere Türkiye tarafından bedelsiz taşınacaktı. ABD Türkiye’den bu teçhizat ve malzemenin verildiği andaki durumu ile aynen iadesini isteyebilecekti.

Atom Enerjisi Anlaşması (10 Haziran

1955): Bu anlaşma, ABD’nin yardımıyla Türkiye’de atom araştırma reaktörleri kurulmasına izin veriyordu.

Ortak Savunma İşbirliği Anlaşması (3 Temmuz 1969): Türkiye’de ABD karşıtı eylemlerin yoğunlaştığı bir dönemde imzalanan bu anlaşma, daha önceki anlaşmalann Türkiye için eşitsiz ya da sakıncalı sayılan hükümlerini azaltmayı, 1965’ten sonra imzalanan ikili anlaşmaları tek bir metinde toplamayı amaçlıyordu. Anlaşmaya göre, ikili anlaşmaların Türkiye’ye getirdiği yükümlülükler Kuzey Atlantik Antlaşmasında öngörülen karşılıklı işbirliği hükmüne dayanacak ve Türkiye’nin NATO içindeki yükümlülüklerinin sınırlarını aşmayacaktı. Türkiye’nin onayı olmadan ortak savunma tesisleri kurulamayacak ve etkinlikte bulunamayacaktı. Ortak savunma tesisleri ve bunlann kurulduğu sahalann mülkiyeti Türkiye’ye aitti. Bu tesislerin denetimi konusunda Türk hükümeti tam ve mutlak yetkiye sahip olacaktı. Türk hükümeti tesislerde dilediği kadar askeri ve sivil personel bulundurabilecekti.

Türkiye’nin Temmuz-Ağustos 1974’te Kıb-ns’a askeri müdahalede bulunması üzerine ABD’nin 5 Şubat 1975’te Türkiye’ye yardımı keserek silah ambargosu uygulamaya başlamasından sonra Türkiye ikili anlaşmaların uygulanmasını durdurdu. Temmuz 1975’te Incirlik’teki NATO üssü dışında tüm ABD üslerinin devralınması kararlaştırıldı. Türk hükümeti, ambargo tümüyle kaldırılmadan bu üsleri açmayacağını açıkladı. 26 Şubat 1976’da bir “Savunma İşbirliği Anlaşması” imzalandı ve ABD Türkiye’ ye bir miktar askeri yardım yapmayı kabul etti. ABD’nin silah ambargosu ancak dört yıl sonra, 26 Eylül 1978’de kalktı.

Aynı dönemde Türkiye’deki ABD üslerinin yeni statüsü konusunda başlatılan görüşmeler Mart 1980’de sonuçlandı ve 29 Mart 1980’de Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) imzalandı. 11 Aralık 1980’de yürürlüğe giren SEİA beş yıl süreliydi. Sürenin bitiminde ABD yönetiminin anlaşma hükümlerinden bazılarını yerine getirmediği, silah alımı için verdiği kredilerin faizini düşürmediği ve Türkiye ile Yunanistan’a yapılan askeri yardımda 7/10 oranını ısrarla koruduğu gerekçesiyle Türkiye SEİA’nın geleceğinin yeniden görüşülmesini istedi. Yapılan görüşmede ve ABD dışişleri bakanı George Shultz’un 16 Mart 1987’deki güvence mektubundan sonra Türk hükümeti ABD’nin attığı adımları yeterli buldu. Dışişleri Bakanı Vahit Halef-oğlu’nun mutabakat mektubuyla, SEİA Aralık 1990’a değin uzatıldı.

Advertisement

Yorum yazın