Çocuk Sağlığı

Aşı Takvimi Nedir

Sağlık Kitabı Google News

Aşı takvimi; Sof I ve Sabin yani çocuk felci aşılarından ve bunların bebeğin ilk aşısı olduğundan, bu nedenle toplumsal bir önem taşıdığından bundan önceki bölümlerde söz edilmişti. Ancak öteki aşılar da bu aşılardan daha az yararlı, daha az önemli değildir. Her türlü sakıncayı önlemek için aşı takvimi denilen şemayı hep göz önünde bulundurmak yararlıdır. Ancak, bu şemanın genel nitelikte olduğunu ve aşılamada her çocuğun kişisel koşullarının ve içinde bulunduğu çevrenin niteliklerini dikkate alarak bu şemada değişiklik yapılabileceğini belirtmek doğru olur. Bu değişikliklere karar verecek olan kimse çocuk doktorudur.

Yukarıdaki şema birçok ülkede genellikle uygulanan aşı düzenine uygun olarak hazırlanmıştır. Birçok ülkelerde aşı belgesi olmayan çocuk yuva, anaokulu, okul gibi çocuk topluluklarına kabul edilmez, yabancı ülkelere seyahat edemez.

Çocuk felci aşılarının sonuncusu da yapıldıktan, yani bebek yedinci ayına bastıktan sonra «ikili aşı» denilen aşıya başlanır. Bu aşıya ikili denilmesinin nedeni, içinde iki ayrı tipte toksin bulunmasıdır. Tabii biri difteriye, öteki tetanoza ait olan bu toksinlerin* her ikisi de, özel fiziksel ve kimyasal işlemlerle zararsız duruma getirilmiştir. Aşı kas arasına ve bir ay ara ile iki eşit dozda verilir. Aşı takviminde de görüldüğü gibi, ikili aşı, İkincisinden bir buçuk yıl sonra bir defa daha yapılır. Bu son aşıya tekrar aşısı ya da rapel aşısı denilir. Bu tekrar yeterli olmakla birlikte çocuk yeniyetmelik dönemine girinceye kadar iki üç yılda bir tekrarlanması öğütlenebilir. Böylelikle vücudun difteriye ve özellikle okul çağındaki çocukların oyun oynarken, bisiklet yarışları vb. yaparken karşılaşabilecekleri tetanoz tehlikesine karşı direnci iyice sağlanmış olur.

İki değerli bir karma aşı olan difteri- tetanoz aşısının hiç bir tehlikesi yoktur; hiç bir tehlike yaratmaz; bir takım özel tepkilere yol açmaz. Bazen ateş birkaç dizyem yükselirse de tedavi gerektirmeden kendiliğinden düşer. İğnenin girdiği yerin çevresinde hafif H su toplanması ve deri kızarması olabilir. Anneler bundan ürkmemelidir. Çünkü bu aşı ağır soğurulan bir maddedir; içine girdiği dokudan organizmanın derinlerine geçmesi zaman alır İğne yerinin çevresine hafif bir kremle masal yapılırsa bu sorun da ortadan kalkar.

İstenirse bu ikili aşıya boğmaca aşısı da katılabilir. Buna üç değerli aşı denilir; iki yerine üç defada ve yine iğne yoluyla verilir. Genellikle bu aşı eczanelerde bîr kutu İçinde üç ampul olarak satılır; her ampulde üç aşının karışımı vardır. Bu üçlü aşının uygulanması durumunda bütün aşı takvimi bir ay öne alınarak uygulanır.

Boğmaca aşısı hemen hiç bir yerde yasalarla zorunlu kılınmamıştır. Bu nedenle çoğu zaman doktora bunun yapılmasının gerekip gerekmediği, uygun olup olmadığı sorulur. Hekimlerin bu konudaki görüşleri değişiktir. Boğmaca aşısının en çok yuvadan ve okuldan eve mikrop taşıyabilecek ağabeyi, ablası olan pek küçük bebekler için yararlı olduğunu belirtmek gerekir. Biraz büyümüş çocuklarda, hemen hiç ard etkisi olmayan boğmaca, mini miniler için tehlikeli bir hastalıktır. Bu nedenle böyle bir tehlike karşısında kalabilecek bebekler için aşı takviminde bir değişiklik yaparak üçlü aşıyı öne alıp ondan sonra çocuk felci aşısına geçilebilir. Şayet hiç bir bulaşma tehlikesi yoksa, boğmaca aşısından vazgeçilebilir; çünkü adı geçen üç aşı içinde ateş yapan sadece budur. Ancak ateşe rağmen boğmaca aşısının hiç bir gerçek tehlikesi yoktur.

Çiçek aşısına gelince, birçok anne babanın bu aşıya karşı olduğu görülmektedir. Bu nedenle de doktordan en çok bu aşı için sahte aşı kâğıdı ya da «sağlık nedenleriyle aşılanması imkânsızdır» yolunda rapor istenilir. Bu davranış çok yanlıştır. Ülkemizi çiçek âfetinden koruyan bu aşıdır. Çiçek aşısı sol kolu bir ufak aşı bıçağı ile çizerek deri içine bir damla sulandırılmış aşı maddesi dökmekle yapılır. Ayrıca iğneyle de yapılabilir. Bugün birçok uygar ülkede çiçek hastalığının kalmadığı bir gerçektir ama, aşıdan vazgeçilirse turizm ve ticaret ilişkileri sonucunda korkunç hastalık tekrar yaygınlaşabilir.

Aşı yapıldıktan aşağı yukarı bir hafta sonra ortaya çıkan tepki, yani aşı yerinin kabarıp kızararak çıbana dönüşmesi ve ateşlenme hiç de tehlikeli değildir. Hiç bir zarar yapmadan bu tepki kaybolur. Sağlığı normal her çocuk bu duruma kolayca dayanabilir. Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir. Çocuk ne kadar ileri yaşta iken çiçek aşısı yapılırsa tepki o kadar büyük olur. Bu nedenle iki yaşını geçirmeden ilk aşıyı yapmak doğru olur. Çıban aşamasında çocuğun aşı yerini kaşımaması da çok Önemlidir. Kaşırsa cerahati bütün vücuduna yayabilir.

Son yıllarda kızamık, kızamıkçık ve kabakulağa karşı aşılar yapılmışsa da bunlar hakkında bir yargıya varmak için henüz vakit erkendir. Bununla birlikte bu aşıların/ başka alanlarda olduğu gibi, kısa bir gelecekte bu hastalıklar için yeterli bir korunma sağlayacaklarına İnanmamak için bir neden yoktur.

 

Etiketler

Çağlar Yıldız

Sağlık Kitabı; En Son Çıkan Güncel Sağlık Haberleri, Hastalıklar Hakkında Bilgiler, Tedavi Yöntemleri, Çocuk Sağlığı, Cilt ve Bakım Gibi Konular Hakkında Bilgiler Verir.

İlgili Makaleler

6 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı