Çocuk Sağlığı

Çalışan Anne Sorunları

Sağlık Kitabı Google News

Çalışan anne sorunları; Çalışan anne sorunu çağımızın kendine özgü sorunlarından biridir. Konuyu yalnız annenin günümüzün ekonomik etkenleri altında birçok saatini evin dışında geçirmek zorunda kalması, bu nedenle de çocuğuna daha az vakit ayırabilmesi açısından ele almamalıdır. Sorunun çok daha önemli bir başka yönü de çalışan annenin çocuğuna gösterdiği davranışı, psikolojik tutumudur.

Daha ileri giderek açıklamak gerekirse yüzyıllar boyunca toplumda erkekten aşağı bir yeri olan, bağımlı olan, bir çeşit «tutsak» olan kadın, yüzyılımızda özgürlüğüne sahip çıkma gereğini duymuş, içinde yaşadığı topluma karşı daha bilinçli ve daha sorumlu bir tutum göstermeye başlamıştır. Günümüz, kadın haklarının tanındığı bir dönemdir. Bir zamanlar pek yadırganan bu akım, yani kadına erkekle eşit hakların verilmesi akımı, kadının içinde yaşadığı toplum tarafından daha yararlı bir şekilde değerlendirilmesini sağladığından toplumun
yararına bir akımdır.

Ancak, her olayda olduğu gibi bu ojayın da bir takım olumsuz yönleri olduğunu unutmamalıdır. Çoğu zaman kadın erkek denkliği ya da^hak eşitliği gerçekte olmayan bir şeyle, kadın erkek eşitliğiyle karıştırılmaktadır. Kadınla erkeğin özellikleri ve buna bağlı olarak tutumları ayrıdır; ne birininki daha iyidir, ne de ötekininki; sadece ayrıdır. Bu nedenle de erkeğe düşen görev başka, kadına düşen başkadır.

Görevlerin bu yanlış anlaşılan «eşitliği», kadını kendini yalnız erkek mesleklerinde, erkekle birlikte evin dışında yürütülebilen mesleklerde iş tutabilirse olgun ve durumunun bilincine varmış saymaya itmiştir. Evin dışında kalabilmenin bir zamanlar erkeğin ayrıcalığı olması da bu durumda etkili olmuştur. Kadının çalışması sonucunda kadın yavaş yavaş ev işlerinden, evde çalışmaktan, çocukları yetiştirmekten uzaklaşmıştır.

Toplumun hemen bütün katlarında bu olaya rastlan-maktadır; fakat kültür düzeyi yüksek çevrelerde bu durum daha yaygındır. Tarım ve endüstride fabrika işçiliğinde çalışan kadın sayısı azalırken, memur kadın, serbest meslek sahibi kadın sayısı artmaktadır. Bu durumun çeşitli sonuçları olmaktadır.

Annenin çalışması, onun psikolojik tutumunu etkiler. Çalışan kadınların sayısı belki azalmış olsa bile, son otuz kırk yıldır annelerde eskisine oranla bir sevgi eksilmesi, sevgi azlığı görüldüğü gerçektir. İşçi kadın, köylü kadın genellikle ekonomik zorunluk altında çalışır, gerekli olduğu, aile bütçesini denk getirmek, ailenin yaşama düzeyini yükseltmek istediği için çalışır. Başlıca amacı çocuklarının bakımı, iyi yetiştirilmesidir. Her gün bir süre evden uzakta kalıyorsa da çocuklarına olan duygusal bağ tam ve süreklidir.

Kadının para kazanma tasasıyla değil de, bir ruhsal gereği karşılamak için çalıştığı çevrelerde annenin çocuklarına davranışının değişik olması doğaldır. Annenin ilgisi bölünmüştür. Ruhbilimcilerin sevgi potansiyeli dediği şey çeşitli nesneler, iş, çocuklar, kişisel gerekler vb. arasında dağılmaktır. Ayrıca çocuklara karşı olan görevini tam olarak yerine getirememekten ötürü bir çeşit suçluluk duygusu da doğmaktadır.

İtalya’da birkaç yıl önce yapflan bir ankette kendi isteği için, keyfi için çalışan kadınlara çocuklarına ayırdıkları vakit yeterli bulup bulmadıkları sorulmuş ve hemen tümünden «yetersiz» karşılığı alınmıştır. Yalnız bu cevap bile kendisine duygusal ilgi az gösterilen çocuklar için duyulan suçluluğu ortaya koymaya yeter. Ancak, konuya eğilen araştırmacılara göre çocuğa ayrılan zamanın çokluğundan fazla, bu zamanın sevgiyle, ilgiyle dolu olup olmadığı önemlidir. Çocuğuna çok zaman ayıran, fakat bu süre içinde hep işini, başka tasalarını düşünen, çocuğuna gereken ilgiyi göstermeyen anne görevini yerine getiriyor sayılmaz.

Annenin ilgi ve şefkat eksikliği kötü sonuçlar verir. Bugün pedagoji çevrelerinde üzerinde en çok durulan konulardan biri annede evlat sevgisi eksikliğinin doğurduğu sonuçlardır. Bunun sonucunda bazı çocuklarda iştahsızlık, bazılarında inatçı bir uykusuzluk görülür. Bazı çocukların aptestini söylemede gecikmesi de buna bağlanmaktadır. Bir kısım çocuklar eksikliğini duydukları anne sevgisinin yerine eski püskü şeyleri, oyuncakları, hayvanları koyarlar. Bunları yataklarına bile alırlar.

Normal çocukların parmağını emme alışkanlığını bırakmış olduğu yaşa geldikten sonra bile bunlar parmaklarını emerler, dört beş yaşına kadar, hatta daha sonraları bile emzik emerek bunu pek erken kaybettikleri anne memesinin yerine koyarlar. Böyle çocuklar topluma uyamazlar, arkadaş edinemezler, okula, evliliğe uymakta zorluk çekerler. Görülüyor ki, annenin sevgisi çocuğun ruhsal duygusal gelişmesi için çok gereklidir. Annenin sevgisi, çocuğun bütün ruhsal ve sürekli dengesinin dayandığı temeldir.

Kadının çalışmasını engelleyecek bir gelişim artık olanaksızdır. Bu durumda yapılabilecek şey, annenin çalışmasının getireceği şartları değiştirmek, anne ve çocuğun ruhsal dengesini bozmayacak çözüm yolları aramaktır. Çünkü çalışan ve çalışmasından tad alan kadını çocukları için işini bırakmaya zorlamak yarardan çok zarar getirebilir. Hırçınlıklar sinirlilikler yaratır. En iyi yol, «aile annesi» eylemlerini ruhsal ve toplumsal düzeyde, uygulamalarda değerlendirmektir.

Günümüz kuşaklarının kadını analık görevinin ince, zor ve herhangi bir işten daha önemli olduğunun bilincine vardığı ve o görevden şimdi evin dışında bulduğu kişisel doyuruyu (tatmin) bulabildiği zaman yeni bir çalışma kavramı yaratılmış olacaktır. Böyle bir sonuç, gelecek kuşakların duyusal dengesini sağlayacaktır.

Çocuk zamanının büyük kısmını oyunla geçirir. Bu nedenledir ki, çocuk doktorları, ruhbilimciler, sinir-ruh hekimleri ve eğitimcileri ötedenberi oyuna büyük bir önem vermişlerdir. Çeşitli oyunların kaynağı, amaçları getirdiği sonuçlar ve özellikleri konusunda ileri sürülen düşünceler pek çoktur. Son yıllarda oyunun eğitici yönü üzerine eğiIinmiştir.

Oyun çocukta hareket, duyu, toplumsallaşma özelliklerine eğlendirme yoluyla bir biçim veren araç diye kabul edilmektedir. Çocuk ileride küçüklüğünde oyunla biçimlendirdiği o özelliklerden yararlanacaktır. En ünlüsü Maria Montessori tarafından ortaya atılıp gerçekleştirilen birçok öğretim yöntemi bu ilkeye dayanmaktadır.

 

Etiketler

Çağlar Yıldız

Sağlık Kitabı; En Son Çıkan Güncel Sağlık Haberleri, Hastalıklar Hakkında Bilgiler, Tedavi Yöntemleri, Çocuk Sağlığı, Cilt ve Bakım Gibi Konular Hakkında Bilgiler Verir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı